6511. Hadis
حَدَّثَنِي صَدَقَةُ، أَخْبَرَنَا عَبْدَةُ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رِجَالٌ مِنَ الأَعْرَابِ جُفَاةً يَأْتُونَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَيَسْأَلُونَهُ مَتَى السَّاعَةُ، فَكَانَ يَنْظُرُ إِلَى أَصْغَرِهِمْ فَيَقُولُ " إِنْ يَعِشْ هَذَا لاَ يُدْرِكْهُ الْهَرَمُ حَتَّى تَقُومَ عَلَيْكُمْ سَاعَتُكُمْ ". قَالَ هِشَامٌ يَعْنِي مَوْتَهُمْ.
Sadaka [b. el-Fadl] bana tahdis etti, Abde [b. Süleyman] bize haber verdi; Hişâm’dan; babasından; Aişe’den [naklederek]. Dedi ki: Bedevilerden kaba ve cahil birtakım adamlar Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e gelir: “Kıyamet ne zaman?” diye sorarlardı. (Efendimiz o sırada) onların içindeki en genç/küçük olana bakar ve şöyle buyururdu: “Eğer bu genç yaşarsa, o yaşlanıp ihtiyarlığa erişmeden sizin kıyametiniz (ölümünüz) gelip çatacaktır!” —Hişâm dedi ki: Bununla onların ölümlerini kastetmiştir—.