6534. Hadis
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ كَانَتْ عِنْدَهُ مَظْلَمَةٌ لأَخِيهِ فَلْيَتَحَلَّلْهُ مِنْهَا، فَإِنَّهُ لَيْسَ ثَمَّ دِينَارٌ وَلاَ دِرْهَمٌ مِنْ قَبْلِ أَنْ يُؤْخَذَ لأَخِيهِ مِنْ حَسَنَاتِهِ، فَإِنْ لَمْ يَكُنْ لَهُ حَسَنَاتٌ أُخِذَ مِنْ سَيِّئَاتِ أَخِيهِ، فَطُرِحَتْ عَلَيْهِ ".
İsmail [b. Ebi Üveys] bize tahdis etti, dedi ki: Malik bize; Said el-Makburî’den; Ebu Hureyre’den [naklederek] tahdis etti. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kimin üzerinde (din) kardeşine ait (malına veya canına yönelik) bir haksızlık (mazleme) varsa; dinar ve dirhemin bulunmayacağı (kıyamet) gününden önce, (o dünyadayken) kardeşiyle helalleşsin! Aksi takdirde (haksızlık edenin) iyiliklerinden (hasenât) alınarak (haksızlığa uğrayan) kardeşine verilir. Şayet onun iyilikleri yoksa, (hakkı yenilen) kardeşinin günahlarından (seyyiât) alınarak onun üzerine yüklenir!”