6581. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم. وَحَدَّثَنَا هُدْبَةُ بْنُ خَالِدٍ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " بَيْنَمَا أَنَا أَسِيرُ فِي الْجَنَّةِ إِذَا أَنَا بِنَهَرٍ حَافَتَاهُ قِبَابُ الدُّرِّ الْمُجَوَّفِ قُلْتُ مَا هَذَا يَا جِبْرِيلُ قَالَ هَذَا الْكَوْثَرُ الَّذِي أَعْطَاكَ رَبُّكَ. فَإِذَا طِينُهُ ـ أَوْ طِيبُهُ ـ مِسْكٌ أَذْفَرُ ". شَكَّ هُدْبَةُ.
Ebu’l-Velîd [Hişâm b. Abdülmelik] bize tahdis etti, Hemmâm [b. Yahya] bize tahdis etti; Katâde’den; Enes’ten; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den [naklederek]. (H) Hüdbe b. Halid bize tahdis etti, Hemmâm bize tahdis etti, Katâde bize tahdis etti, Enes b. Malik bize tahdis etti; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den [naklederek]. (Efendimiz) şöyle buyurdu: “Ben cennette yürürken karşıma bir nehir çıktı. İki yakasında (içi boşaltılmış) inciden yapılmış kubbeler vardı. ‘Bu nedir ey Cebrail?’ diye sordum. Cebrail: ‘Bu, Rabbinin sana verdiği Kevser’dir!’ cevabını verdi. (Oraya elimi dokundurdum); balçığı (yatak toprağı) —veya kokusu— keskin bir kokusu olan halis misk idi!” —(Ravi) Hüdbe, “balçık mı” yoksa “koku mu” olduğu hususunda şüphe etmiştir—.