6584. Hadis
قَالَ أَبُو حَازِمٍ فَسَمِعَنِي النُّعْمَانُ بْنُ أَبِي عَيَّاشٍ، فَقَالَ هَكَذَا سَمِعْتَ مِنْ، سَهْلٍ فَقُلْتُ نَعَمْ. فَقَالَ أَشْهَدُ عَلَى أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ لَسَمِعْتُهُ وَهْوَ يَزِيدُ فِيهَا " فَأَقُولُ إِنَّهُمْ مِنِّي. فَيُقَالُ إِنَّكَ لاَ تَدْرِي مَا أَحْدَثُوا بَعْدَكَ. فَأَقُولُ سُحْقًا سُحْقًا لِمَنْ غَيَّرَ بَعْدِي ". وَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ سُحْقًا بُعْدًا، يُقَالُ سَحِيقٌ بَعِيدٌ، وَأَسْحَقَهُ أَبْعَدَهُ.
Ebu Hazim dedi ki: en-Nu'mân b. Ebi Ayyaş beni (bu hadisi anlatırken) işitmisti. O: “Sehl’den bunu böylece mi duydun?” diye sordu. Ben: “Evet” dedim. Bunun üzerine o: “Ben de şahadet ederim ki; Ebu Said el-Hudrî’yi işittim; o (hadisin sonuna) şunu da ekliyordu: ‘...Ben: Onlar bendedir (benim ümmetimdendir)! derim. Bunun üzerine: Sen onların senden sonra (dinde) neler uydurduklarını bilmezsin! denilir. Ben de: Benden sonra (dinimi) değiştirenler benden uzak olsun, benden uzak olsun (suhkan suhkan)! derim.’” —İbn Abbas; “suhkan” kelimesinin “uzaklık” (bu'den) manasına geldiğini söylerdi. Nitekim (çok uzak yer anlamında) “mehâvî sâhıka” denilir. Yine “eshakahul-lah” demek, “Allah onu uzaklaştırsın” demektir—.