6609. Hadis
حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ مُحَمَّدٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ يَأْتِي ابْنَ آدَمَ النَّذْرُ بِشَىْءٍ لَمْ يَكُنْ قَدْ قَدَّرْتُهُ، وَلَكِنْ يُلْقِيهِ الْقَدَرُ وَقَدْ قَدَّرْتُهُ لَهُ، أَسْتَخْرِجُ بِهِ مِنَ الْبَخِيلِ ".
Bişr b. Muhammed bize tahdis etti, Abdullah [b. Mübarek] bize haber verdi, Ma'mer [b. Râşid] bize haber verdi; Hemmâm b. Münebbih’den; Ebu Hureyre’den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den [naklederek]. (Allah şöyle buyurur): “Âdemoğluna nezir, (aslında) Benim kendisi için takdir etmediğim hiçbir şeyi getirmez! Lakin (şahıs adakta bulununca) takdir (levh-i mahfuzdaki hüküm) onu yerini bulmaya sevk eder (adak vesilesiyle tecelli eder). Ben onunla (adağı bahane ederek) cimriden (mal) çıkarırım!”