6704. Hadis
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ بَيْنَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ إِذَا هُوَ بِرَجُلٍ قَائِمٍ فَسَأَلَ عَنْهُ فَقَالُوا أَبُو إِسْرَائِيلَ نَذَرَ أَنْ يَقُومَ وَلاَ يَقْعُدَ وَلاَ يَسْتَظِلَّ وَلاَ يَتَكَلَّمَ وَيَصُومَ. فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " مُرْهُ فَلْيَتَكَلَّمْ وَلْيَسْتَظِلَّ وَلْيَقْعُدْ وَلْيُتِمَّ صَوْمَهُ ". قَالَ عَبْدُ الْوَهَّابِ حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم.
Musa b. İsmail bize tahdis etti, Vüheyb [b. Halid] bize tahdis etti, Eyyub [es-Sahtiyânî] bize tahdis etti; İkrime’den; İbn Abbas’tan [naklederek]. (İbn Abbas) dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem hutbe verdiği sırada (güneşin altında) ayakta duran bir adam gördü. Onun hakkında (neden öyle durduğunu) sordu. Dediler ki: “Bu Ebu İsrail’dir. Ayakta durmaya, hiç oturmamaya, gölgelenmemeye ve konuşmamaya, bir de oruç tutmaya adak adadı.” Bunun üzerine Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Ona emret; konuşsun, gölgelensin, otursun (bunları yapsın) ama orucunu da tamamlasın!” —Abdülvehhab [b. Abdülmecid], Eyyub’dan; o İkrime’den; o da Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den (mürsel olarak) aynı hadisi nakletmiştir—.