7196. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، أَخْبَرَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَبَّاسٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّ أَبَا سُفْيَانَ بْنَ حَرْبٍ أَخْبَرَهُ أَنَّ هِرَقْلَ أَرْسَلَ إِلَيْهِ فِي رَكْبٍ مِنْ قُرَيْشٍ، ثُمَّ قَالَ لِتَرْجُمَانِهِ قُلْ لَهُمْ إِنِّي سَائِلٌ هَذَا، فَإِنْ كَذَبَنِي فَكَذِّبُوهُ. فَذَكَرَ الْحَدِيثَ فَقَالَ لِلتَّرْجُمَانِ قُلْ لَهُ إِنْ كَانَ مَا تَقُولُ حَقًّا فَسَيَمْلِكُ مَوْضِعَ قَدَمَىَّ هَاتَيْنِ.
Ebu’l-Yeman bize tahdis etti, Şuayb bize haber verdi; Zühri’den. Ubeydullah b. Abdullah bana haber verdi. Abdullah b. Abbas ona haber vermiş ki Ebu Süfyan b. Harb ona, –Kureyş’ten bir kafileyle beraber bulunduğu sırada– Heraklius’un kendisine haber gönderip çağırttığını haber vermiş. Sonra Heraklius tercümanına dedi ki: “Onlara söyle; ben buna soru soracağım. Eğer bana yalan söylerse, siz onu yalanlayın.” (Ravi) hadisi zikretti. Sonunda Heraklius tercümana dedi ki: “Ona söyle: Eğer bu dediklerin gerçekse, o muhakkak şu iki ayağımın yerine bile malik olacaktır.”