İman Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

18_1. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، حَدَّثَنَا ابْنُ عُلَيَّةَ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي عَرُوبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا مَنْ، لَقِيَ الْوَفْدَ الَّذِينَ قَدِمُوا عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ عَبْدِ الْقَيْسِ ‏.‏ قَالَ سَعِيدٌ وَذَكَرَ قَتَادَةُ أَبَا نَضْرَةَ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ فِي حَدِيثِهِ هَذَا ‏.‏ أَنَّ أُنَاسًا مِنْ عَبْدِ الْقَيْسِ قَدِمُوا عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالُوا يَا نَبِيَّ اللَّهِ إِنَّا حَىٌّ مِنْ رَبِيعَةَ وَبَيْنَنَا وَبَيْنَكَ كُفَّارُ مُضَرَ وَلاَ نَقْدِرُ عَلَيْكَ إِلاَّ فِي أَشْهُرِ الْحُرُمِ فَمُرْنَا بِأَمْرٍ نَأْمُرُ بِهِ مَنْ وَرَاءَنَا وَنَدْخُلُ بِهِ الْجَنَّةَ إِذَا نَحْنُ أَخَذْنَا بِهِ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ آمُرُكُمْ بِأَرْبَعٍ وَأَنْهَاكُمْ عَنْ أَرْبَعٍ اعْبُدُوا اللَّهَ وَلاَ تُشْرِكُوا بِهِ شَيْئًا وَأَقِيمُوا الصَّلاَةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ وَصُومُوا رَمَضَانَ وَأَعْطُوا الْخُمُسَ مِنَ الْغَنَائِمِ وَأَنْهَاكُمْ عَنْ أَرْبَعٍ عَنِ الدُّبَّاءِ وَالْحَنْتَمِ وَالْمُزَفَّتِ وَالنَّقِيرِ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا يَا نَبِيَّ اللَّهِ مَا عِلْمُكَ بِالنَّقِيرِ قَالَ ‏"‏ بَلَى جِذْعٌ تَنْقُرُونَهُ فَتَقْذِفُونَ فِيهِ مِنَ الْقُطَيْعَاءِ - قَالَ سَعِيدٌ أَوْ قَالَ مِنَ التَّمْرِ - ثُمَّ تَصُبُّونَ فِيهِ مِنَ الْمَاءِ حَتَّى إِذَا سَكَنَ غَلَيَانُهُ شَرِبْتُمُوهُ حَتَّى إِنَّ أَحَدَكُمْ - أَوْ إِنَّ أَحَدَهُمْ - لَيَضْرِبُ ابْنَ عَمِّهِ بِالسَّيْفِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ وَفِي الْقَوْمِ رَجُلٌ أَصَابَتْهُ جِرَاحَةٌ كَذَلِكَ ‏.‏ قَالَ وَكُنْتُ أَخْبَأُهَا حَيَاءً مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ فَفِيمَ نَشْرَبُ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ ‏"‏ فِي أَسْقِيَةِ الأَدَمِ الَّتِي يُلاَثُ عَلَى أَفْوَاهِهَا ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أَرْضَنَا كَثِيرَةُ الْجِرْذَانِ وَلاَ تَبْقَى بِهَا أَسْقِيَةُ الأَدَمِ ‏.‏ فَقَالَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ وَإِنْ أَكَلَتْهَا الْجِرْذَانُ وَإِنْ أَكَلَتْهَا الْجِرْذَانُ وَإِنْ أَكَلَتْهَا الْجِرْذَانُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ وَقَالَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لأَشَجِّ عَبْدِ الْقَيْسِ ‏"‏ إِنَّ فِيكَ لَخَصْلَتَيْنِ يُحِبُّهُمَا اللَّهُ الْحِلْمُ وَالأَنَاةُ ‏"‏ ‏.‏

Yahya b. Eyyub bize tahdis etti. İbn Uleyye bize tahdis etti. Said b. Abi Arube bize tahdis etti. Katade'den [naklen]. Dedi ki: Abdülkays'tan Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e gelen heyetle karşılaşan kimse bize tahdis etti. Said dedi ki: Ve Katade bu hadisinde Ebu Nadre'yi; [o] Ebu Said el-Hudri'den (rivayetle) zikretti ki: Abdülkays'tan birtakım insanlar Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in huzuruna geldiler ve: “Ey Allah'ın Nebisi! Şüphesiz biz Rebia'dan bir kabileyiz. Bizimle senin aranda şu kafir Mudar (kabilesi) vardır. Ve biz sana, haram aylar dışında güç yetiremiyoruz (ulaşamıyoruz). Bize bir emir ver ki, onu geride kalanlarımıza emredelim ve biz onu tuttuğumuz zaman onunla cennete girelim,” dediler. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Size dört şeyi emrediyor ve sizi dört şeyden nehyediyorum: Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Ramazan (orucunu) tutun. Ve ganimetlerden beşte birini verin. Ve sizi dört şeyden nehyediyorum: Duba (kabak kap), hantem (sırlı küp), müzeffet (ziftlenmiş kap) ve nakir (oyulmuş kütük kap)den (nehyediyorum),” buyurdu. “Ey Allah'ın Nebisi! Nakirin ne olduğunu nereden biliyorsun?” dediler. (Resulullah): “Evet (bilirim). (O) içini oyduğunuz, içine küçük hurma —Said dedi ki: veya hurma dedi— attığınız, sonra üzerine su döktüğünüz, kaynaması (köpürmesi) dindiği zaman içtiğiniz bir kütüktür. Hatta (sarhoşluktan dolayı) sizden biriniz —veya onlardan biri— amcasının oğluna kılıç ile vurur,” buyurdu. (Ravi) dedi ki: Kavmin içinde, kendisine böyle bir yara isabet etmiş bir adam vardı. (Adam) dedi ki: “Ben, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den utandığım için onu (yarayı) saklıyordum.” Ve: “Peki neyde içelim Ey Allah'ın Resulü?” dedim. (Resulullah): “Ağızları bağlanan deri kaplarda,” buyurdu. Dediler ki: “Ey Allah'ın Resulü! Yerimiz (memleketimiz) faresiboldur (fare çoktur). Deri kaplar orada (sağlam) kalmaz.” Bunun üzerine Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem: “Fareler yese de, fareler yese de, fareler yese de,” buyurdu. (Ravi) dedi ki: Ve Allah'ın Nebisi sallallâhu aleyhi ve sellem Abdülkays'ın Eşec'ine: “Şüphesiz sende Allah'ın sevdiği iki haslet vardır: Hilim (yumuşak huyluluk) ve teenni (ihtiyat/acele etmemek),” buyurdu.