199_3. Hadis
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ الْعَنْبَرِيُّ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مُحَمَّدٍ، - وَهُوَ ابْنُ زِيَادٍ - قَالَ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لِكُلِّ نَبِيٍّ دَعْوَةٌ دَعَا بِهَا فِي أُمَّتِهِ فَاسْتُجِيبَ لَهُ وَإِنِّي أُرِيدُ إِنْ شَاءَ اللَّهُ أَنْ أُؤَخِّرَ دَعْوَتِي شَفَاعَةً لأُمَّتِي يَوْمَ الْقِيَامَةِ " .
Ubeydullah b. Muaz el-Anberi bize tahdis etti. Babam bize tahdis etti. Şu'be bize tahdis etti. Muhammed’den —ki o İbn Ziyad’dır—; [o] dedi ki: Ebu Hureyre’yi şöyle derken işitdim: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Her nebinin, ümmeti için yaptığı ve kendisine icabet edilen bir duası vardır. Ben ise inşallah duamı, Kıyamet günü ümmetime şefaat etmek üzere ertelemek [te’hir] istiyorum.”