222_1. Hadis
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ الْعَبْسِيُّ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " يَقُولُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ يَا آدَمُ فَيَقُولُ لَبَّيْكَ وَسَعْدَيْكَ وَالْخَيْرُ فِي يَدَيْكَ - قَالَ - يَقُولُ أَخْرِجْ بَعْثَ النَّارِ . قَالَ وَمَا بَعْثُ النَّارِ قَالَ مِنْ كُلِّ أَلْفٍ تِسْعَمِائَةٍ وَتِسْعَةً وَتِسْعِينَ . قَالَ فَذَاكَ حِينَ يَشِيبُ الصَّغِيرُ وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَمْلٍ حَمْلَهَا وَتَرَى النَّاسَ سُكَارَى وَمَا هُمْ بِسُكَارَى وَلَكِنَّ عَذَابَ اللَّهِ شَدِيدٌ " . قَالَ فَاشْتَدَّ ذَلِكَ عَلَيْهِمْ . قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ أَيُّنَا ذَلِكَ الرَّجُلُ فَقَالَ " أَبْشِرُوا فَإِنَّ مِنْ يَأْجُوجَ وَمَأْجُوجَ أَلْفًا وَمِنْكُمْ رَجُلٌ " . قَالَ ثُمَّ قَالَ " وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ إِنِّي لأَطْمَعُ أَنْ تَكُونُوا رُبُعَ أَهْلِ الْجَنَّةِ " . فَحَمِدْنَا اللَّهَ وَكَبَّرْنَا ثُمَّ قَالَ " وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ إِنِّي لأَطْمَعُ أَنْ تَكُونُوا ثُلُثَ أَهْلِ الْجَنَّةِ " . فَحَمِدْنَا اللَّهَ وَكَبَّرْنَا ثُمَّ قَالَ " وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ إِنِّي لأَطْمَعُ أَنْ تَكُونُوا شَطْرَ أَهْلِ الْجَنَّةِ إِنَّ مَثَلَكُمْ فِي الأُمَمِ كَمَثَلِ الشَّعْرَةِ الْبَيْضَاءِ فِي جِلْدِ الثَّوْرِ الأَسْوَدِ أَوْ كَالرَّقْمَةِ فِي ذِرَاعِ الْحِمَارِ " .
Osman b. Ebi Şeybe el-Absi bize tahdis etti. Cerir bize tahdis etti. A'meş'ten; [o] Ebu Salih'ten; [o da] Ebu Said'den [nakletti]. O dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Allah Azze ve Celle: ‘Ey Adem!’ buyurur. [Adem]: ‘Buyur ey Rabbim, emrindeyim! Bütün hayır Senin Elindedir,’ der. [Allah]: ‘Cehennem heyetini [ba'sü'n-nâr] ayır,’ buyurur. [Adem]: ‘Cehennem heyeti nedir?’ der. [Allah]: ‘Her bin kişiden dokuz yüz doksan dokuzudur,’ buyurur. İşte o vakit; { يَشِيبُ الصَّغِيرُ وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَمْلٍ حَمْلَهَا وَتَرَى النَّاسَ سُكَارَى وَمَا هُمْ بِسُكَارَى وَلَكِنَّ عَذَابَ اللَّهِ شَدِيدٌ } ‘küçüğün saçı ağarır, her hamile kadın yükünü düşürür ve sen insanları sarhoş olmadıkları halde sarhoş gibi görürsün; lakin Allah’ın azabı pek şiddetlidir.’ [Ravi] dedi ki: Bu [haber] onlara [sahabilere] çok ağır geldi. ‘Ey Allah’ın Resulü! [Kurtulacak olan] o bir kişi hangimizdir?’ dediler. Şöyle buyurdu: ‘Müjde olsun size! Şüphesiz Ye’cüc ve Me’cüc’den bin kişi, sizden ise bir kişidir.’ [Devamla] buyurdu ki: ‘Nefsim elinde olan [Allah]’a yemin ederim ki; şüphesiz ben, sizin Cennet ehlinin dörtte biri olmanızı umuyorum.’ Bunun üzerine Allah’a hamd ettik ve tekbir getirdik. Sonra: ‘Nefsim elinde olan [Allah]’a yemin ederim ki; şüphesiz ben, sizin Cennet ehlinin üçte biri olmanızı umuyorum,’ buyurdu. Yine Allah’a hamd ettik ve tekbir getirdik. Sonra şöyle buyurdu: ‘Nefsim elinde olan [Allah]’a yemin ederim ki; şüphesiz ben, sizin Cennet ehlinin yarısı olmanızı umuyorum. Sizin diğer ümmetler arasındaki misaliniz; siyah bir öküzün derisindeki tek bir beyaz kıl veya merkebin kolundaki bir benek [rakme] gibidir.’”