966. Hadis
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ جَعْفَرٍ الْمِسْوَرِيُّ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ، مُحَمَّدِ بْنِ سَعْدٍ عَنْ عَامِرِ بْنِ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، أَنَّ سَعْدَ بْنَ أَبِي وَقَّاصٍ، قَالَ فِي مَرَضِهِ الَّذِي هَلَكَ فِيهِ الْحَدُوا لِي لَحْدًا وَانْصِبُوا عَلَىَّ اللَّبِنَ نَصْبًا كَمَا صُنِعَ بِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم .
Bize Yahya b. Yahya anlattı; bize Abdullah b. Ca'fer el-Misverî haber verdi; İsmail b. Muhammed b. Sa'd'dan; o da Âmir b. Sa'd b. Ebi Vakkas'tan; [naklettiğine göre]: Sa'd b. Ebi Vakkas, vefat ettiği hastalığında [şöyle] dedi: “Benim için lahit (kabir içinde yan oyuk) yapın ve üzerime -Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e yapıldığı gibi- kerpiçleri [dikine] dizin.”