Zekât Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1043. Hadis

حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الدَّارِمِيُّ، وَسَلَمَةُ بْنُ شَبِيبٍ، - قَالَ سَلَمَةُ حَدَّثَنَا وَقَالَ الدَّارِمِيُّ، أَخْبَرَنَا مَرْوَانُ، وَهُوَ ابْنُ مُحَمَّدٍ الدِّمَشْقِيُّ - حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، - وَهُوَ ابْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ - عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ أَبِي إِدْرِيسَ الْخَوْلاَنِيِّ، عَنْ أَبِي مُسْلِمٍ الْخَوْلاَنِيِّ، قَالَ حَدَّثَنِي الْحَبِيبُ الأَمِينُ، أَمَّا هُوَ فَحَبِيبٌ إِلَىَّ وَأَمَّا هُوَ عِنْدِي فَأَمِينٌ عَوْفُ بْنُ مَالِكٍ الأَشْجَعِيُّ قَالَ كُنَّا عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تِسْعَةً أَوْ ثَمَانِيَةً أَوْ سَبْعَةً فَقَالَ ‏"‏ أَلاَ تُبَايِعُونَ رَسُولَ اللَّهِ ‏"‏ وَكُنَّا حَدِيثَ عَهْدٍ بِبَيْعَةٍ فَقُلْنَا قَدْ بَايَعْنَاكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ ‏.‏ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ أَلاَ تُبَايِعُونَ رَسُولَ اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏ فَقُلْنَا قَدْ بَايَعْنَاكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ ‏.‏ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ أَلاَ تُبَايِعُونَ رَسُولَ اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَبَسَطْنَا أَيْدِيَنَا وَقُلْنَا قَدْ بَايَعْنَاكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَعَلاَمَ نُبَايِعُكَ قَالَ ‏"‏ عَلَى أَنْ تَعْبُدُوا اللَّهَ وَلاَ تُشْرِكُوا بِهِ شَيْئًا وَالصَّلَوَاتِ الْخَمْسِ وَتُطِيعُوا - وَأَسَرَّ كَلِمَةً خَفِيَّةً - وَلاَ تَسْأَلُوا النَّاسَ شَيْئًا ‏"‏ ‏.‏ فَلَقَدْ رَأَيْتُ بَعْضَ أُولَئِكَ النَّفَرِ يَسْقُطُ سَوْطُ أَحَدِهِمْ فَمَا يَسْأَلُ أَحَدًا يُنَاوِلُهُ إِيَّاهُ ‏.‏

Bana Abdullah b. Abdurrahman ed-Dârimî ve Seleme b. Şebib anlattı; Seleme dedi ki: Bize Mervan (ki o İbn Muhammed ed-Dımeşkî'dir) anlattı; Dârimî ise (şöyle) dedi: Bize Mervan haber verdi; Bize Said (ki o İbn Abdulaziz'dir) anlattı; Rabia b. Yezid'den; Ebu İdris el-Havlânî'den; Ebu Müslim el-Havlânî'den; dedi ki: Bana o sevgili ve emin zat anlattı -ki o bana göre hem sevgilidir hem de emindir- Avf b. Mâlik el-Eşcaî; dedi ki: Biz Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellemin yanında dokuz veya sekiz veya yedi kişiydik. Şöyle buyurdu: "Resulullah'a biat etmez misiniz?" Biz daha yeni biat etmiştik. Dedik ki: Sana biat ettik ya Resulallah! Sonra (yine): "Resulullah'a biat etmez misiniz?" buyurdu. Biz (yine): Sana biat ettik ya Resulallah! dedik. Sonra (yine): "Resulullah'a biat etmez misiniz?" buyurdu. (Ravi) dedi ki: Hemen ellerimizi uzattık ve: Sana biat ettik ya Resulallah! Peki ne üzerine sana biat edeceğiz? dedik. Şöyle buyurdu: "Allah'a ibadet edip O'na hiçbir şeyi ortak koşmamanız, beş vakit namaz ve itaat etmeniz üzerine -bu arada gizli bir kelime fısıldadı- ve insanlardan hiçbir şey istememeniz (üzerine biat ediniz)." (Ravi devamla) dedi ki: Yemin olsun ki o topluluktan bazılarını gördüm; birinin kamçısı düşerdi de hiç kimseden onu kendisine vermesini istemezdi.