Zekât Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1052_2. Hadis

حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ أَخْوَفُ مَا أَخَافُ عَلَيْكُمْ مَا يُخْرِجُ اللَّهُ لَكُمْ مِنْ زَهْرَةِ الدُّنْيَا ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا وَمَا زَهْرَةُ الدُّنْيَا يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ ‏"‏ بَرَكَاتُ الأَرْضِ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ وَهَلْ يَأْتِي الْخَيْرُ بِالشَّرِّ قَالَ ‏"‏ لاَ يَأْتِي الْخَيْرُ إِلاَّ بِالْخَيْرِ لاَ يَأْتِي الْخَيْرُ إِلاَّ بِالْخَيْرِ لاَ يَأْتِي الْخَيْرُ إِلاَّ بِالْخَيْرِ إِنَّ كُلَّ مَا أَنْبَتَ الرَّبِيعُ يَقْتُلُ أَوْ يُلِمُّ إِلاَّ آكِلَةَ الْخَضِرِ فَإِنَّهَا تَأْكُلُ حَتَّى إِذَا امْتَدَّتْ خَاصِرَتَاهَا اسْتَقْبَلَتِ الشَّمْسَ ثُمَّ اجْتَرَّتْ وَبَالَتْ وَثَلَطَتْ ثُمَّ عَادَتْ فَأَكَلَتْ إِنَّ هَذَا الْمَالَ خَضِرَةٌ حُلْوَةٌ فَمَنْ أَخَذَهُ بِحَقِّهِ وَوَضَعَهُ فِي حَقِّهِ فَنِعْمَ الْمَعُونَةُ هُوَ وَمَنْ أَخَذَهُ بِغَيْرِ حَقِّهِ كَانَ كَالَّذِي يَأْكُلُ وَلاَ يَشْبَعُ ‏"‏ ‏.‏

Ve bana Ebu't-Tâhir anlattı; Bize Abdullah b. Vehb haber verdi; dedi ki: Bana Mâlik b. Enes haber verdi; Zeyd b. Eslem'den; Ata b. Yesâr'dan; Ebu Said el-Hudrî'den; Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellemin şöyle buyurduğu(nu rivayet etmiştir): "Sizin için korktuklarımın en korkulusu, Allah'ın sizin için çıkaracağı dünya süsü (ve nimetlerin)den olan şeylerdir." Dediler ki: Dünya süsü nedir ya Resulallah? "Yerin bereketleri" buyurdu. Dediler ki: Ya Resulallah! Hayır hiç şer getirir mi? Şöyle buyurdu: "Hayır ancak hayır getirir. Hayır ancak hayır getirir. Hayır ancak hayır getirir. Şüphesiz baharın bitirdiği her şey, (tıka basa yiyen hayvanı) ya çatlatarak öldürür ya da (ölüme) yaklaştırır. Ancak yeşil ot yiyen hayvan müstesna! Zira o yer, nihayet böğürleri şişince güneşe karşı durur, sonra geviş getirir, işer ve tersler. Sonra döner ve (yine) yer. Şüphesiz bu mal yeşil ve tatlıdır. Kişi onu hakkıyla alır ve hakkı olan yere koyarsa (harcarsa), o ne güzel bir yardımcıdır. Kim de onu haksız yere alırsa, o yiyip de doymayan kimse gibidir."