1064_4. Hadis
وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ فُضَيْلٍ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ الْقَعْقَاعِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَقَالَ بَيْنَ أَرْبَعَةِ نَفَرٍ زَيْدُ الْخَيْرِ وَالأَقْرَعُ بْنُ حَابِسٍ وَعُيَيْنَةُ بْنُ حِصْنٍ وَعَلْقَمَةُ بْنُ عُلاَثَةَ أَوْ عَامِرُ بْنُ الطُّفَيْلِ . وَقَالَ نَاشِزُ الْجَبْهَةِ . كَرِوَايَةِ عَبْدِ الْوَاحِدِ . وَقَالَ إِنَّهُ سَيَخْرُجُ مِنْ ضِئْضِئِ هَذَا قَوْمٌ وَلَمْ يَذْكُرْ " لَئِنْ أَدْرَكْتُهُمْ لأَقْتُلَنَّهُمْ قَتْلَ ثَمُودَ " .
Ve bize İbn Nümeyr anlattı; bize İbn Fudayl anlattı; Umâre b. el-Ka'kâ'dan bu isnad ile... (İbn Fudayl) şöyle dedi: 'Dört kişi arasında: Zeydü'l-Hayr, Akra' b. Hâbis, Uyeyne b. Hısn ve Alkame b. Ulâse veya Âmir b. et-Tufeyl.' (Hadisin ravilerinden Abdulvahid'in) 'nâşizü'l-cebhe' şeklindeki rivayeti gibi 'nâşiz' dedi. (İlaveten) 'Şüphesiz bunun soyundan öyle bir kavim çıkacak ki' dedi fakat 'Eğer ben onlara yetişirsem muhakkak onları Semûd (kavminin) öldürülüşü gibi öldürürdüm' (ifadesini) zikretmedi.