1093_2. Hadis
حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ، - يَعْنِي الأَحْمَرَ - عَنْ سُلَيْمَانَ التَّيْمِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ " إِنَّ الْفَجْرَ لَيْسَ الَّذِي يَقُولُ هَكَذَا " . وَجَمَعَ أَصَابِعَهُ ثُمَّ نَكَسَهَا إِلَى الأَرْضِ " وَلَكِنِ الَّذِي يَقُولُ هَكَذَا " . وَوَضَعَ الْمُسَبِّحَةَ عَلَى الْمُسَبِّحَةِ وَمَدَّ يَدَيْهِ .
Bize İbn Numeyr rivayet etti, bize Ebû Hâlid —yani el-Ahmer— nakletti, Süleyman et-Teymî'den bu isnadla rivayet etti; ancak o şöyle dedi: "Şüphesiz fecir (sabahın aydınlığı), şöyle —parmaklarını bir araya getirip sonra onları yere doğru indirerek— (görülmesi) değildir. Fakat o şöyle —işaret parmağını diğer işaret parmağının üzerine koyup ellerini (yana doğru) uzatarak— (görülendir)."