1100. Hadis
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو كُرَيْبٍ وَابْنُ نُمَيْرٍ - وَاتَّفَقُوا فِي اللَّفْظِ - قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، وَقَالَ ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي وَقَالَ أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، جَمِيعًا عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ عُمَرَ، - رضى الله عنه - قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِذَا أَقْبَلَ اللَّيْلُ وَأَدْبَرَ النَّهَارُ وَغَابَتِ الشَّمْسُ فَقَدْ أَفْطَرَ الصَّائِمُ " . لَمْ يَذْكُرِ ابْنُ نُمَيْرٍ " فَقَدْ " .
Bize Yahyâ b. Yahyâ, Ebû Küreyb ve İbn Numeyr rivayet ettiler —lafızda ittifak ettiler—; Yahyâ: Bize Ebû Muâviye haber verdi, dedi. İbn Numeyr: Bize babam rivayet etti, dedi. Ebû Küreyb ise: Bize Ebû Üsâme rivayet etti, dedi. Hepsi Hişâm b. Urve'den, o babasından, o Âsım b. Ömer'den, o da Ömer radıyallâhu anh'dan naklettiğine göre şöyle demiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Gece (doğudan) yöneldiğinde, gündüz (batıdan) arkasını dönüp gittiğinde ve güneş de battığında oruçlu iftar etmiş olur." İbn Numeyr (lafızda) "fe-kad (gerçekten)" kelimesini zikretmedi.