1201_4. Hadis
وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا سَيْفٌ، قَالَ سَمِعْتُ مُجَاهِدًا، يَقُولُ حَدَّثَنِي عَبْدُ، الرَّحْمَنِ بْنُ أَبِي لَيْلَى حَدَّثَنِي كَعْبُ بْنُ عُجْرَةَ، - رضى الله عنه - أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَفَ عَلَيْهِ وَرَأْسُهُ يَتَهَافَتُ قَمْلاً فَقَالَ " أَيُؤْذِيكَ هَوَامُّكَ " . قُلْتُ نَعَمْ . قَالَ " فَاحْلِقْ رَأْسَكَ " . قَالَ فَفِيَّ نَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ { فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَرِيضًا أَوْ بِهِ أَذًى مِنْ رَأْسِهِ فَفِدْيَةٌ مِنْ صِيَامٍ أَوْ صَدَقَةٍ أَوْ نُسُكٍ} فَقَالَ لِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " صُمْ ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ أَوْ تَصَدَّقْ بِفَرَقٍ بَيْنَ سِتَّةِ مَسَاكِينَ أَوِ انْسُكْ مَا تَيَسَّرَ " .
Bize İbn Nümeyr anlattı; bize babam anlattı; bize Seyf anlattı; dedi ki: Mücâhid'i (şöyle) derken işittim: Bana Abdurrahman b. Ebî Leylâ anlattı; bana Kâ'b b. Ucre radıyallâhu anh (şöyle) anlattı: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, başından bitler (yüzüne) döküldüğü bir sırada yanına gelip durdu ve: 'Başımdaki bu haşereler seni rahatsız mı ediyor?' buyurdu. 'Evet.' dedim. (Nebi): 'Öyleyse başını tıraş et!' buyurdu. (Kâ'b) dedi ki: 'İşte şu ayet benim hakkımda indirildi: { فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَرِيضًا أَوْ بِهِ أَذًى مِنْ رَأْسِهِ فَفِدْيَةٌ مِنْ صِيَامٍ أَوْ صَدَقَةٍ أَوْ نُسُكٍ } (Bakara, 196). Bunun üzerine Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bana: "Üç gün oruç tut veya altı yoksul arasında paylaştırılmak üzere bir farak (üç sâ'lık bir ölçek yiyecek) sadaka ver yahut da kolayına gelen (bir hayvanı) kurban et!" buyurdu.'