1201_5. Hadis
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ ابْنِ أَبِي نَجِيحٍ، وَأَيُّوبَ، وَحُمَيْدٍ، وَعَبْدِ، الْكَرِيمِ عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنِ ابْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ كَعْبِ بْنِ عُجْرَةَ، - رضى الله عنه - أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم مَرَّ بِهِ وَهُوَ بِالْحُدَيْبِيَةِ قَبْلَ أَنْ يَدْخُلَ مَكَّةَ وَهُوَ مُحْرِمٌ وَهُوَ يُوقِدُ تَحْتَ قِدْرٍ وَالْقَمْلُ يَتَهَافَتُ عَلَى وَجْهِهِ فَقَالَ " أَيُؤْذِيكَ هَوَامُّكَ هَذِهِ " . قَالَ نَعَمْ . قَالَ " فَاحْلِقْ رَأْسَكَ وَأَطْعِمْ فَرَقًا بَيْنَ سِتَّةِ مَسَاكِينَ - وَالْفَرَقُ ثَلاَثَةُ آصُعٍ - أَوْ صُمْ ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ أَوِ انْسُكْ نَسِيكَةً " . قَالَ ابْنُ أَبِي نَجِيحٍ " أَوِ اذْبَحْ شَاةً " .
Bize Muhammed b. Ebî Ömer anlattı; bize Süfyân anlattı; İbn Ebî Necîh, Ayyûb, Humeyd ve Abdülkerîm'den; Mücâhid'den; İbn Ebî Leylâ'dan; (O da) Kâ'b b. Ucre radıyallâhu anh'dan (naklettiğine göre); Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem, Hudeybiye'deyken henüz Mekke'ye girmeden ve Kâ'b muhrim (ihramlı) iken onun yanından geçmiş. Kâ'b o sırada bir tencerenin altında ateş yakıyormuş ve bitler yüzüne dökülüyormuş. (Resûlullah): 'Başımdaki bu haşereler seni rahatsız mı ediyor?' diye sordu. 'Evet!' deyince; (Nebi): 'Öyleyse başını tıraş et; altı yoksul arasında (paylaştırılmak üzere) bir farak —ki bir farak üç sâ (ölçek)dir— (yemek) yedir veya üç gün oruç tut yahut bir kurban kes!' buyurmuştur. İbn Ebî Necîh (rivayetinde): 'Yahut bir koyun kes!' (buyurduğu zikredilmiştir)."