Hac Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1211_3. Hadis

وَحَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ خَرَجْنَا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم عَامَ حَجَّةِ الْوَدَاعِ فَأَهْلَلْتُ بِعُمْرَةٍ وَلَمْ أَكُنْ سُقْتُ الْهَدْىَ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَنْ كَانَ مَعَهُ هَدْىٌ فَلْيُهْلِلْ بِالْحَجِّ مَعَ عُمْرَتِهِ ثُمَّ لاَ يَحِلَّ حَتَّى يَحِلَّ مِنْهُمَا جَمِيعًا ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ فَحِضْتُ فَلَمَّا دَخَلَتْ لَيْلَةُ عَرَفَةَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي كُنْتُ أَهْلَلْتُ بِعُمْرَةٍ فَكَيْفَ أَصْنَعُ بِحَجَّتِي قَالَ ‏"‏ انْقُضِي رَأْسَكِ وَامْتَشِطِي وَأَمْسِكِي عَنِ الْعُمْرَةِ وَأَهِلِّي بِالْحَجِّ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ فَلَمَّا قَضَيْتُ حَجَّتِي أَمَرَ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ أَبِي بَكْرٍ فَأَرْدَفَنِي فَأَعْمَرَنِي مِنَ التَّنْعِيمِ مَكَانَ عُمْرَتِي الَّتِي أَمْسَكْتُ عَنْهَا ‏.‏

Onu bize Abd b. Humeyd de rivayet etti; bize Abdürrezzâk haber verdi; bize Ma'mer haber verdi. (Ma'mer) Zührî'den; (O) Urve'den; (O da) Âişe radıyallâhu anhâ'dan (nakletmiştir). (Âişe) dedi ki: Veda Haccı yılında Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte yola çıktık. Ben umre için telbiye getirmiştim ve yanımda kurbanlık getirmemiştim. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem: 'Yanında kurbanlığı olan kimse, umresi ile birlikte hac için de telbiye getirsin; sonra her ikisinden birden (tamamlayıp) ihramdan çıkana kadar ihramlı kalsın!' buyurdu. Derken ben hayız oldum. Arefe gecesi girdiğinde: 'Ey Allah'ın Resûlü! Ben umre için telbiye getirmiştim; şimdi haccım hususunda ne yapayım?' dedim. (Nebi): 'Saçını çöz, tara; umreyi [şimdilik] bırak ve hac için telbiye getir!' buyurdu. Haccımı tamamlayınca da (Nebi), Abdurrahman b. Ebî Bekir'e emretti; o da beni terkisine bindirdi ve (yapamadığım) umremin yerine bana Ten'îm'den umre yaptırdı.