Hac Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1211_5. Hadis

وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ مُوَافِينَ لِهِلاَلِ ذِي الْحِجَّةِ - قَالَتْ - فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَنْ أَرَادَ مِنْكُمْ أَنْ يُهِلَّ بِعُمْرَةٍ فَلْيُهِلَّ فَلَوْلاَ أَنِّي أَهْدَيْتُ لأَهْلَلْتُ بِعُمْرَةٍ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ فَكَانَ مِنَ الْقَوْمِ مَنْ أَهَلَّ بِعُمْرَةٍ وَمِنْهُمْ مَنْ أَهَلَّ بِالْحَجِّ - قَالَتْ - فَكُنْتُ أَنَا مِمَّنْ أَهَلَّ بِعُمْرَةٍ فَخَرَجْنَا حَتَّى قَدِمْنَا مَكَّةَ فَأَدْرَكَنِي يَوْمُ عَرَفَةَ وَأَنَا حَائِضٌ لَمْ أَحِلَّ مِنْ عُمْرَتِي فَشَكَوْتُ ذَلِكَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ دَعِي عُمْرَتَكِ وَانْقُضِي رَأْسَكِ وَامْتَشِطِي وَأَهِلِّي بِالْحَجِّ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ فَفَعَلْتُ فَلَمَّا كَانَتْ لَيْلَةُ الْحَصْبَةِ - وَقَدْ قَضَى اللَّهُ حَجَّنَا - أَرْسَلَ مَعِي عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ أَبِي بَكْرٍ فَأَرْدَفَنِي وَخَرَجَ بِي إِلَى التَّنْعِيمِ فَأَهْلَلْتُ بِعُمْرَةٍ فَقَضَى اللَّهُ حَجَّنَا وَعُمْرَتَنَا وَلَمْ يَكُنْ فِي ذَلِكَ هَدْىٌ وَلاَ صَدَقَةٌ وَلاَ صَوْمٌ ‏.‏

Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattı; bize Abde b. Süleyman anlattı. (Abde) Hişâm'dan; (O) babasından; (O da) Âişe radıyallâhu anhâ'dan (nakletmiştir). (Âişe) şöyle dedi: Veda Haccı'na, Zilhicce hilalinin göründüğü günlerde Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte yola çıktık. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: 'Sizden kim umre için telbiye getirmek (ihrama girmek) isterse öyle yapsın; eğer ben yanımda kurbanlık getirmemiş olsaydım mutlaka umreye niyet ederdim.' buyurdu. Beraberimizdeki topluluktan kimisi umre için, kimisi de [sadece] hac için telbiye getirdi. Ben umreye niyet edenler arasındaydım. Yolculuğumuza devam edip Mekke'ye vardık; henüz umre ihramımdan çıkamamışken hayız oldum ve Arafat günü gelip çattı. Durumu Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e arz edince: 'Umreni bırak; saçını çöz, tara ve hac için telbiye getir!' buyurdu. Ben de denileni yaptım. Hasbe gecesi girdiğinde —ki Allah haccımızı tamamlatmıştı— (Nebi), Abdurrahman b. Ebî Bekir'i benimle gönderdi; o beni terkisine bindirip Ten'îm'e götürdü ve [orada] umre için telbiye getirdim. Böylece Allah haccımızı da umremizi de tamamlatmış oldu. Tüm bunlar için [ceza olarak] ne bir kurbanlık, ne sadaka ne de oruç gerekmedi.