Hac Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1277_3. Hadis

حَدَّثَنَا عَمْرٌو النَّاقِدُ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، جَمِيعًا عَنِ ابْنِ عُيَيْنَةَ، - قَالَ ابْنُ أَبِي عُمَرَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، - قَالَ سَمِعْتُ الزُّهْرِيَّ، يُحَدِّثُ عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، قَالَ قُلْتُ لِعَائِشَةَ زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مَا أَرَى عَلَى أَحَدٍ لَمْ يَطُفْ بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ شَيْئًا وَمَا أُبَالِي أَنْ لاَ أَطُوفَ بَيْنَهُمَا ‏.‏ قَالَتْ بِئْسَ مَا قُلْتَ يَا ابْنَ أُخْتِي طَافَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَطَافَ الْمُسْلِمُونَ فَكَانَتْ سُنَّةً وَإِنَّمَا كَانَ مَنْ أَهَلَّ لِمَنَاةَ الطَّاغِيَةِ الَّتِي بِالْمُشَلَّلِ لاَ يَطُوفُونَ بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ فَلَمَّا كَانَ الإِسْلاَمُ سَأَلْنَا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم عَنْ ذَلِكَ فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ ‏{‏ إِنَّ الصَّفَا وَالْمَرْوَةَ مِنْ شَعَائِرِ اللَّهِ فَمَنْ حَجَّ الْبَيْتَ أَوِ اعْتَمَرَ فَلاَ جُنَاحَ عَلَيْهِ أَنْ يَطَّوَّفَ بِهِمَا‏}‏ وَلَوْ كَانَتْ كَمَا تَقُولُ لَكَانَتْ فَلاَ جُنَاحَ عَلَيْهِ أَنْ لاَ يَطَّوَّفَ بِهِمَا ‏.‏ قَالَ الزُّهْرِيُّ فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لأَبِي بَكْرِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْحَارِثِ بْنِ هِشَامٍ فَأَعْجَبَهُ ذَلِكَ ‏.‏ وَقَالَ إِنَّ هَذَا الْعِلْمُ ‏.‏ وَلَقَدْ سَمِعْتُ رِجَالاً مِنْ أَهْلِ الْعِلْمِ يَقُولُونَ إِنَّمَا كَانَ مَنْ لاَ يَطُوفُ بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ مِنَ الْعَرَبِ يَقُولُونَ إِنَّ طَوَافَنَا بَيْنَ هَذَيْنِ الْحَجَرَيْنِ مِنْ أَمْرِ الْجَاهِلِيَّةِ ‏.‏ وَقَالَ آخَرُونَ مِنَ الأَنْصَارِ إِنَّمَا أُمِرْنَا بِالطَّوَافِ بِالْبَيْتِ وَلَمْ نُؤْمَرْ بِهِ بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ ‏{‏ إِنَّ الصَّفَا وَالْمَرْوَةَ مِنْ شَعَائِرِ اللَّهِ‏}‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو بَكْرِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ فَأُرَاهَا قَدْ نَزَلَتْ فِي هَؤُلاَءِ وَهَؤُلاَءِ ‏.‏

Amr en-Nâkıd ve İbn Ebî Ömer hep birden İbn Uyeyne'den; -İbn Ebî Ömer "Bize Süfyân anlattı" dedi-; [o da] şöyle dedi: Zührî'yi, Urve b. ez-Zübeyr'den [naklederek şunları] anlatırken duydum: Peygamber [sallallâhu aleyhi ve sellem]'in zevcesi Âişe'ye dedim ki: “Safâ ile Merve arasında tavaf etmeyen (sa’y yapmayan) kimse için bir sakınca (günah) olduğunu sanmıyorum ve ben de aralarında tavaf etmesem aldırmam.” Bunun üzerine [Âişe şöyle] dedi: “Yeğenim! Ne kötü bir söz söyledin! Resûlullah [sallallâhu aleyhi ve sellem] tavaf etti (sa’y yaptı), Müslümanlar da tavaf ettiler; dolayısıyla bu bir sünnet oldu. Müşellel'deki azgın [put] Menât için telbiye getirenler Safâ ile Merve arasında tavaf etmezlerdi. İslam gelince Resûlullah [sallallâhu aleyhi ve sellem]'e bunu sorduk; bunun üzerine Azîz ve Celîl olan Allah, { إِنَّ الصَّفَا وَالْمَرْوَةَ مِنْ شَعَائِرِ اللَّهِ فَمَنْ حَجَّ الْبَيْتَ أَوِ اعْتَمَرَ فَلاَ جُنَاحَ عَلَيْهِ أَنْ يَطَّوَّفَ بِهِمَا } ‘Şüphesiz Safâ ile Merve Allah’ın nişânelerindendir. Kim Beyt’i hacceder veya umre yaparsa, onları tavaf etmesinde bir günah yoktur’ [âyetini] (bak. Bakara, 158) indirdi. Eğer senin dediğin gibi olsaydı, [âyet] ‘onları tavaf etmemesinde bir günah yoktur’ şeklinde olurdu.” Zührî dedi ki: Bunu Ebû Bekir b. Abdurrahmân b. el-Hâris b. Hişâm'a zikrettim, bu onun hoşuna gitti ve: “Şüphesiz ilim budur” dedi. [Ebû Bekir b. Abdurrahmân devamla] dedi ki: İlim ehinden bazı kişilerin şöyle dediğini duydum: Araplardan Safâ ile Merve arasında tavaf etmeyenler: “Bizim bu iki taş arasında tavaf etmemiz Cahiliye işidir” derlerdi. Diğerleri -ki onlar Ensâr'dandır- ise: “Biz ancak Beyt'i tavaf etmekle emrolunduk, Safâ ile Merve arasında [tavaf] ile emrolunmadık” demişlerdi. Bunun üzerine Azîz ve Celîl olan Allah, { إِنَّ الصَّفَا وَالْمَرْوَةَ مِنْ شَعَائِرِ اللَّهِ } ‘Şüphesiz Safâ ile Merve Allah’ın nişânelerindendir...’ [âyetini] indirdi. Ebû Bekir b. Abdurrahmân dedi ki: Öyle görüyorum ki bu [âyet] hem şunlar hem de bunlar hakkında inmiştir.