Nikah Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1428_7. Hadis

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا جَعْفَرٌ، - يَعْنِي ابْنَ سُلَيْمَانَ - عَنِ الْجَعْدِ أَبِي عُثْمَانَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ تَزَوَّجَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَدَخَلَ بِأَهْلِهِ - قَالَ - فَصَنَعَتْ أُمِّي أُمُّ سُلَيْمٍ حَيْسًا فَجَعَلَتْهُ فِي تَوْرٍ فَقَالَتْ يَا أَنَسُ اذْهَبْ بِهَذَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْ بَعَثَتْ بِهَذَا إِلَيْكَ أُمِّي وَهْىَ تُقْرِئُكَ السَّلاَمَ وَتَقُولُ إِنَّ هَذَا لَكَ مِنَّا قَلِيلٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ - قَالَ - فَذَهَبْتُ بِهَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ إِنَّ أُمِّي تُقْرِئُكَ السَّلاَمَ وَتَقُولُ إِنَّ هَذَا لَكَ مِنَّا قَلِيلٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ ضَعْهُ - ثُمَّ قَالَ - اذْهَبْ فَادْعُ لِي فُلاَنًا وَفُلاَنًا وَفُلاَنًا وَمَنْ لَقِيتَ ‏"‏ ‏.‏ وَسَمَّى رِجَالاً - قَالَ - فَدَعَوْتُ مَنْ سَمَّى وَمَنْ لَقِيتُ ‏.‏ قَالَ قُلْتُ لأَنَسٍ عَدَدَ كَمْ كَانُوا قَالَ زُهَاءَ ثَلاَثِمِائَةٍ ‏.‏ وَقَالَ لِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ يَا أَنَسُ هَاتِ التَّوْرَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَدَخَلُوا حَتَّى امْتَلأَتِ الصُّفَّةُ وَالْحُجْرَةُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ لِيَتَحَلَّقْ عَشَرَةٌ عَشَرَةٌ وَلْيَأْكُلْ كُلُّ إِنْسَانٍ مِمَّا يَلِيهِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَأَكَلُوا حَتَّى شَبِعُوا - قَالَ - فَخَرَجَتْ طَائِفَةٌ وَدَخَلَتْ طَائِفَةٌ حَتَّى أَكَلُوا كُلُّهُمْ ‏.‏ فَقَالَ لِي ‏"‏ يَا أَنَسُ ارْفَعْ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَرَفَعْتُ فَمَا أَدْرِي حِينَ وَضَعْتُ كَانَ أَكْثَرَ أَمْ حِينَ رَفَعْتُ - قَالَ - وَجَلَسَ طَوَائِفُ مِنْهُمْ يَتَحَدَّثُونَ فِي بَيْتِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَالِسٌ وَزَوْجَتُهُ مُوَلِّيَةٌ وَجْهَهَا إِلَى الْحَائِطِ فَثَقُلُوا عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَخَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَسَلَّمَ عَلَى نِسَائِهِ ثُمَّ رَجَعَ فَلَمَّا رَأَوْا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ رَجَعَ ظَنُّوا أَنَّهُمْ قَدْ ثَقُلُوا عَلَيْهِ - قَالَ - فَابْتَدَرُوا الْبَابَ فَخَرَجُوا كُلُّهُمْ وَجَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم َتَّى أَرْخَى السِّتْرَ وَدَخَلَ وَأَنَا جَالِسٌ فِي الْحُجْرَةِ فَلَمْ يَلْبَثْ إِلاَّ يَسِيرًا حَتَّى خَرَجَ عَلَىَّ ‏.‏ وَأُنْزِلَتْ هَذِهِ الآيَةُ فَخَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَرَأَهُنَّ عَلَى النَّاسِ ‏{‏ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لاَ تَدْخُلُوا بُيُوتَ النَّبِيِّ إِلاَّ أَنْ يُؤْذَنَ لَكُمْ إِلَى طَعَامٍ غَيْرَ نَاظِرِينَ إِنَاهُ وَلَكِنْ إِذَا دُعِيتُمْ فَادْخُلُوا فَإِذَا طَعِمْتُمْ فَانْتَشِرُوا وَلاَ مُسْتَأْنِسِينَ لِحَدِيثٍ إِنَّ ذَلِكُمْ كَانَ يُؤْذِي النَّبِيَّ‏}‏ إِلَى آخِرِ الآيَةِ ‏.‏ قَالَ الْجَعْدُ قَالَ أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ أَنَا أَحْدَثُ النَّاسِ عَهْدًا بِهَذِهِ الآيَاتِ وَحُجِبْنَ نِسَاءُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

Bize Kuteybe b. Said anlattı; bize Cafer —yani İbn Süleyman— el-Ca‘d Ebu Osman’dan, o da Enes b. Mâlik’ten [naklen] anlattı; dedi ki: Resulullah (sav) evlendi ve zifafa girdi. [Enes] dedi ki: Annem Ümmü Süleym bir hays (bulamacı) yaptı ve onu taş bir kaba (tevr) koydu. Bana: “Ey Enes! Bunu Resulullah’a (sav) götür ve ‘Annem bunu sana gönderdi, sana selam söylüyor ve: -Ey Allah’ın Resulü! Bu bizim tarafımızdan sana küçük bir hediyedir- diyor’ de” dedi. [Enes] dedi ki: Onu Resulullah’a (sav) götürdüm ve: “Annem sana selam söylüyor ve: -Ey Allah’ın Resulü! Bu bizim tarafımızdan sana küçük bir hediyedir- diyor” dedim. [Efendimiz]: “Onu [şuraya] koy” buyurdu. Sonra: “Git bana falanı, falanı ve falanı, bir de rastladığın herkesi çağır” buyurdu ve birtakım adamların isimlerini söyledi. [Enes] dedi ki: İsimlerini söylediklerini ve rastladığım herkesi çağırdım. —Ravi el-Ca‘d: Enes’e “Kaç kişiydiler?” diye sordum.— [Enes]: “Üç yüz kadar” dedi. Resulullah (sav) bana: “Ey Enes! O kabı getir” buyurdu. [Enes] dedi ki: [Davetliler] gelip Suffe ile oda doluncaya kadar girdiler. Resulullah (sav): “Onar onar halka olsunlar ve her şahıs kendi önünden yesin” buyurdu. [Enes] dedi ki: Doyuncaya kadar yediler. Bir grup çıkıyor, öbür grup giriyordu; nihayet hepsi yediler. Sonra bana: “Ey Enes! [Kabı] kaldır” buyurdu. [Enes] dedi ki: [Kabı] kaldırdım ama koyduğumda mı daha çoktu yoksa kaldırdığımda mı, bilmiyorum. [Enes] devamla dedi ki: Onlardan bazı gruplar Resulullah’ın (sav) evinde oturup sohbete daldılar. Resulullah (sav) da oturuyordu, eşi ise yüzünü duvara dönmüştü. [Oturmaya devam edenler] Resulullah’a (sav) ağırlık verdiler (onun evini meşgul ettiler). Bunun üzerine Resulullah (sav) dışarı çıktı, hanımlarına selam verdi, sonra geri döndü. [Evdekiler] Resulullah’ın (sav) döndüğünü görünce ona ağırlık verdiklerini anladılar. Hemen kapıya doğru koştular ve hepsi dışarı çıktılar. Resulullah (sav) geldi, perdeyi gerdi ve içeri girdi; ben ise odada oturuyordum. Çok geçmeden yanıma çıktı; işte bu ayet inmişti. Resulullah (sav) dışarı çıktı ve o ayetleri insanlara okudu: {Ey iman edenler! Yemek için size izin verilmedikçe Peygamber’in evlerine girmeyin; yemeğin vaktini de gözetlemeyin. Fakat davet edildiğinizde girin; yemeği yediğinizde de hemen dağılın, sohbete dalmayın. Çünkü bu haliniz Peygamber’i üzüyor (ona eziyet veriyor)...} (Ahzâb, 53). el-Ca‘d dedi ki: Enes b. Mâlik: “Bu ayetlerin [inisini] insanların en son göreniyim (ya da bu ayetlere en yakın olan benim). Böylece Peygamber’in hanımları tesettüre girdiler” dedi.