1453_3. Hadis
وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ رَافِعٍ - قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ أَبِي مُلَيْكَةَ، أَنَّ الْقَاسِمَ بْنَ مُحَمَّدِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّ عَائِشَةَ أَخْبَرَتْهُ أَنَّ سَهْلَةَ بِنْتَ سُهَيْلِ بْنِ عَمْرٍو جَاءَتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ سَالِمًا - لِسَالِمٍ مَوْلَى أَبِي حُذَيْفَةَ - مَعَنَا فِي بَيْتِنَا وَقَدْ بَلَغَ مَا يَبْلُغُ الرِّجَالُ وَعَلِمَ مَا يَعْلَمُ الرِّجَالُ . قَالَ " أَرْضِعِيهِ تَحْرُمِي عَلَيْهِ " . قَالَ فَمَكَثْتُ سَنَةً أَوْ قَرِيبًا مِنْهَا لاَ أُحَدِّثُ بِهِ وَهِبْتُهُ ثُمَّ لَقِيتُ الْقَاسِمَ فَقُلْتُ لَهُ لَقَدْ حَدَّثْتَنِي حَدِيثًا مَا حَدَّثْتُهُ بَعْدُ . قَالَ فَمَا هُوَ فَأَخْبَرْتُهُ . قَالَ فَحَدِّثْهُ عَنِّي أَنَّ عَائِشَةَ أَخْبَرَتْنِيهِ .
Bize İshak b. İbrahim ve Muhammed b. Râfi' anlattılar. -Lafız İbn Râfi'e aittir- Dedi ki: Bize Abdürrezzâk anlattı; bize İbn Cüreyj haber verdi; bize İbn Ebî Müleyke haber verdi; ona da el-Kâsım b. Muhammed b. Ebî Bekr haber vermiş ki Âişe ona şunu haber vermiş: Süheyl b. Amr’ın kızı Sehle, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e gelip: “Ey Allah’ın Resulü! Sâlim -ki Ebu Huzeyfe’nin mevlası Sâlim’i (kastediyor)- bizimle birlikte evimizdedir. O erkeklerin ulaştığı (ergenlik) noktasına ulaştı ve onların bildiği şeyleri bilir hale geldi” dedi. (Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem): “Onu emzir; (böylece) ona haram olursun” buyurdu. (İbn Ebî Müleyke) dedi ki: “(Bunu işitince) bir yıl veya ona yakın bir süre bekledim, (insanlara) bunu anlatmadım, ondan (bu hadisten) çekindim/heybetinden korktum. Sonra el-Kâsım ile karşılaştım ve ona: ‘Bana bir hadis anlatmıştın ki onu hâlâ (kimseye) anlatmış değilim’ dedim. O: ‘Neymiş o?’ dedi. Ben de ona (hadisi) haber verdim. Bunun üzerine: ‘O halde onu benim adıma (benden naklen) anlat; çünkü şüphesiz onu bana Âişe haber verdi’ dedi.”