1479_3. Hadis
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَفَّانُ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، أَخْبَرَنِي يَحْيَى بْنُ، سَعِيدٍ عَنْ عُبَيْدِ بْنِ حُنَيْنٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ أَقْبَلْتُ مَعَ عُمَرَ حَتَّى إِذَا كُنَّا بِمَرِّ الظَّهْرَانِ . وَسَاقَ الْحَدِيثَ بِطُولِهِ كَنَحْوِ حَدِيثِ سُلَيْمَانَ بْنِ بِلاَلٍ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ قُلْتُ شَأْنُ الْمَرْأَتَيْنِ قَالَ حَفْصَةُ وَأُمُّ سَلَمَةَ . وَزَادَ فِيهِ وَأَتَيْتُ الْحُجَرَ فَإِذَا فِي كُلِّ بَيْتٍ بُكَاءٌ . وَزَادَ أَيْضًا وَكَانَ آلَى مِنْهُنَّ شَهْرًا فَلَمَّا كَانَ تِسْعًا وَعِشْرِينَ نَزَلَ إِلَيْهِنَّ .
Bize Muhammed b. el-Müsennâ anlattı, bize Affân anlattı, bize Hammâd b. Seleme anlattı, bize Yahyâ b. Saîd, Ubeyd b. Huneyn'den, [o da] İbn Abbâs'tan [naklen] haber verdi, şöyle dedi: Ömer ile beraber yola koyuldum, nihayet Merru'z-Zahrân denilen yere vardığımızda... [Râvi burada] Süleyman b. Bilâl'in hadisinin bir benzeri olarak hadisi uzunca sevk etti. Ancak şu farkla ki; [Ibn Abbâs] 'O iki kadının durumu nedir?' diye sordum, [Ömer de] 'Hafsa ve Ümmü Seleme'dir' dedi, şeklinde rivayet etti. [Hammâd b. Seleme] bu rivayete [şu kısımları da] ekledi: "Hücrelere (eşlerin odalarına) gittim, her evde bir ağlama vardı." Ayrıca şu kısmı da ekledi: "O [Resûlullah], onlardan bir ay uzak kalmaya yemin etmişti (ilâ yapmıştı). Yirmi dokuz gün olunca (odadan) onların yanına indi."