1504_6. Hadis
حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ، - وَاللَّفْظُ لِزُهَيْرٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عُرْوَةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ فِي بَرِيرَةَ ثَلاَثُ قَضِيَّاتٍ أَرَادَ أَهْلُهَا أَنْ يَبِيعُوهَا وَيَشْتَرِطُوا وَلاَءَهَا فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " اشْتَرِيهَا وَأَعْتِقِيهَا فَإِنَّ الْوَلاَءَ لِمَنْ أَعْتَقَ " . قَالَتْ وَعَتَقَتْ فَخَيَّرَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَاخْتَارَتْ نَفْسَهَا . قَالَتْ وَكَانَ النَّاسُ يَتَصَدَّقُونَ عَلَيْهَا وَتُهْدِي لَنَا . فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " هُوَ عَلَيْهَا صَدَقَةٌ وَهُوَ لَكُمْ هَدِيَّةٌ فَكُلُوهُ " .
Bize Züheyr b. Harb ve Muhammed b. el-Alâ anlattılar -lafız Züheyr’indir-. (Dediler ki): Bize Ebû Muâviye anlattı. (Dedi ki): Bize Hişâm b. Urve, Abdurrahman b. el-Kâsım’dan; o babasından, o da Âişe’den (naklen) anlattı. (Âişe) dedi ki: Berîre hakkında üç hüküm [mesele] vardır: [Birincisi]: Sahipleri onu vela (mirasçılık) hakkı kendilerine ait olmak şartıyla satmak istediler. Ben bunu Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem)’e zikrettim. Bunun üzerine (Resûlullah): 'Onu satın al ve azad et; zira vela, ancak azad eden kimseyindir.' buyurdu. [İkincisi]: Berîre azad edilince Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) onu [evliliğe devam edip etmeme hususunda] muhayyer bıraktı, o da kendisini [ayrılmayı] tercih etti. [Üçüncüsü]: İnsanlar Berîre’ye sadaka veriyorlardı, o da bize [bu sadakalardan] hediye ediyordu. Bunu Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem)’e zikrettim. (Resûlullah): 'Bu [sadaka], onun için sadaka, sizin için ise (onun tarafından verilmiş) bir hediyedir. Onu yiyin.' buyurdu.