1595. Hadis
حَدَّثَنِي إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، عَنْ شَيْبَانَ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، قَالَ كُنَّا نُرْزَقُ تَمْرَ الْجَمْعِ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ الْخِلْطُ مِنَ التَّمْرِ فَكُنَّا نَبِيعُ صَاعَيْنِ بِصَاعٍ فَبَلَغَ ذَلِكَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " لاَ صَاعَىْ تَمْرٍ بِصَاعٍ وَلاَ صَاعَىْ حِنْطَةٍ بِصَاعٍ وَلاَ دِرْهَمَ بِدِرْهَمَيْنِ " .
Bana İshâk b. Mansûr anlattı; bize Ubeydullah b. Mûsâ, Şeybân'dan; o da Yahyâ'dan; o da Ebû Seleme'den; o da Ebû Saîd'den [naklen] anlattı; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem döneminde bize rızık olarak (beytülmalden) karışık hurma verilirdi. Biz de onun iki sâ'ını bir sâ' karşılığında satardık. Bu durum Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e ulaşınca şöyle buyurdu: “İki sâ' hurma bir sâ' karşılığında, iki sâ' buğday bir sâ' karşılığında ve bir dirhem iki dirhem karşılığında satılamaz.”