1674_2. Hadis
حَدَّثَنَا شَيْبَانُ بْنُ فَرُّوخَ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، حَدَّثَنَا عَطَاءٌ، عَنْ صَفْوَانَ بْنِ يَعْلَى ابْنِ، مُنْيَةَ عَنْ أَبِيهِ، قَالَ أَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم رَجُلٌ وَقَدْ عَضَّ يَدَ رَجُلٍ فَانْتَزَعَ يَدَهُ فَسَقَطَتْ ثَنِيَّتَاهُ - يَعْنِي الَّذِي عَضَّهُ - قَالَ فَأَبْطَلَهَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَقَالَ " أَرَدْتَ أَنْ تَقْضَمَهُ كَمَا يَقْضَمُ الْفَحْلُ " .
Bize Şeybân b. Ferrûh anlattı; bize Hemmâm anlattı; bize Atâ, Safvân b. Ya'lâ b. Münye’den; o da babasından [naklederek şunları] anlattı: Peygamber [sallallâhu aleyhi ve sellem]'e bir adam geldi; [bu adam] birinin elini ısırmış [ısırılan kişi de elini çekip çıkarınca] o ısıranın iki ön dişi (seniyye) düşmüştü. Peygamber [sallallâhu aleyhi ve sellem] o [dişlerin diyetini] hükümsüz saydı (abtalahâ) ve: “Onu (arkadaşını), aygırın (fahl) koparması gibi mi koparmak istedin?” buyurdu.