1680_1. Hadis
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ الْعَنْبَرِيُّ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا أَبُو يُونُسَ، عَنْ سِمَاكِ بْنِ، حَرْبٍ أَنَّ عَلْقَمَةَ بْنَ وَائِلٍ، حَدَّثَهُ أَنَّ أَبَاهُ حَدَّثَهُ قَالَ إِنِّي لَقَاعِدٌ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم إِذْ جَاءَ رَجُلٌ يَقُودُ آخَرَ بِنِسْعَةٍ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَذَا قَتَلَ أَخِي . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَقَتَلْتَهُ " . فَقَالَ إِنَّهُ لَوْ لَمْ يَعْتَرِفْ أَقَمْتُ عَلَيْهِ الْبَيِّنَةَ . قَالَ نَعَمْ . قَتَلْتُهُ قَالَ " كَيْفَ قَتَلْتَهُ " . قَالَ كُنْتُ أَنَا وَهُوَ نَخْتَبِطُ مِنْ شَجَرَةٍ فَسَبَّنِي فَأَغْضَبَنِي فَضَرَبْتُهُ بِالْفَأْسِ عَلَى قَرْنِهِ فَقَتَلْتُهُ . فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " هَلْ لَكَ مِنْ شَىْءٍ تُؤَدِّيهِ عَنْ نَفْسِكَ " . قَالَ مَا لِي مَالٌ إِلاَّ كِسَائِي وَفَأْسِي . قَالَ " فَتَرَى قَوْمَكَ يَشْتَرُونَكَ " . قَالَ أَنَا أَهْوَنُ عَلَى قَوْمِي مِنْ ذَاكَ . فَرَمَى إِلَيْهِ بِنِسْعَتِهِ . وَقَالَ " دُونَكَ صَاحِبَكَ " . فَانْطَلَقَ بِهِ الرَّجُلُ فَلَمَّا وَلَّى قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنْ قَتَلَهُ فَهُوَ مِثْلُهُ " . فَرَجَعَ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّهُ بَلَغَنِي أَنَّكَ قُلْتَ " إِنْ قَتَلَهُ فَهُوَ مِثْلُهُ " . وَأَخَذْتُهُ بِأَمْرِكَ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَمَا تُرِيدُ أَنْ يَبُوءَ بِإِثْمِكَ وَإِثْمِ صَاحِبِكَ " . قَالَ يَا نَبِيَّ اللَّهِ - لَعَلَّهُ قَالَ - بَلَى . قَالَ " فَإِنَّ ذَاكَ كَذَاكَ " . قَالَ فَرَمَى بِنِسْعَتِهِ وَخَلَّى سَبِيلَهُ .
Bize Ubeydullah b. Muâz el-Anberî anlattı; bize babam anlattı; bize Ebû Yûnus, Simâk b. Harb’den [naklederek şunları] anlattı: Alkame b. Vâil, babasının kendisine şöyle anlattığını nakletti: “Ben Peygamber [sallallâhu aleyhi ve sellem] ile birlikte oturuyordum. Derken bir adam, başka birini deriden bir iple (nis'a) çekerek huzura getirdi ve: ‘Ey Allah’ın Resulü! Bu, kardeşimi öldürdü’ dedi. Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem]: ‘Onu öldürdün mü?’ diye sordu. [Ölenin kardeşi]: ‘Eğer itiraf (e'terefe) etmezse aleyhine delil (beyyine) getireceğim’ dedi. [Katil]: ‘Evet, onu öldürdüm’ dedi. [Peygamber]: ‘Onu nasıl öldürdün?’ buyurdu. [Katil]: ‘O ve ben bir ağaçtan [yaprak] çırpıyorduk (nahtebitu); o bana sövdü ve beni sinirlendirdi. Bunun üzerine baltayla başına (karnehu) vurdum ve onu öldürdüm’ dedi. Peygamber [sallallâhu aleyhi ve sellem] ona: ‘Kendini [kısastan] kurtarmak için ödeyeceğin / vereceğin bir şeyin var mı?’ diye sordu. O: ‘Üzerimdeki hırkam (kisâ) ve baltamdan başka malım yok’ dedi. [Peygamber]: ‘Akrabalarının seni [diyetini vererek] satın alacaklarını (kurtaracaklarını) düşünür müsün?’ buyurdu. O: ‘Ben akrabalarımın yanında bundan daha değersizim’ dedi. Bunun üzerine [Resulullah o ipi maktulün velisine] attı ve: ‘Al arkadaşını [kısas yap]!’ buyurdu. Adam katili alıp gitti. Adam giderken Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem]: ‘Eğer onu öldürürse o da onun gibi olur’ buyurdu. [Bunu işiten adam] geri dönüp: ‘Ey Allah’ın Resulü! Bana ulaştığına göre sen: “Eğer onu öldürürse o da onun gibi olur” buyurmuşsun; oysa ben onu senin emrinle aldım’ dedi. Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem]: ‘Onun hem senin [kardeşine karşı işlediği] günahı hem de [haksız yere öldürülmekten dolayı] maktulün günahını yüklenip (yebûe) dönmesini istemez misin?’ buyurdu. [Adam]: ‘Ey Allah’ın Peygamberi! Evet [isterim]’ dedi. [Resulullah]: ‘O halde durum böyledir’ buyurdu. Bunun üzerine adam ipi attı ve [katilin] yolunu açıp/onu serbest bıraktı (hallâ sebîlehu).”