1688_2. Hadis
وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، - وَاللَّفْظُ لِحَرْمَلَةَ - قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ، وَهْبٍ قَالَ أَخْبَرَنِي يُونُسُ بْنُ يَزِيدَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي عُرْوَةُ بْنُ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَائِشَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّ قُرَيْشًا أَهَمَّهُمْ شَأْنُ الْمَرْأَةِ الَّتِي سَرَقَتْ فِي عَهْدِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي غَزْوَةِ الْفَتْحِ فَقَالُوا مَنْ يُكَلِّمُ فِيهَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالُوا وَمَنْ يَجْتَرِئُ عَلَيْهِ إِلاَّ أُسَامَةُ بْنُ زَيْدٍ حِبُّ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . فَأُتِيَ بِهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَكَلَّمَهُ فِيهَا أُسَامَةُ بْنُ زَيْدٍ فَتَلَوَّنَ وَجْهُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " أَتَشْفَعُ فِي حَدٍّ مِنْ حُدُودِ اللَّهِ " . فَقَالَ لَهُ أُسَامَةُ اسْتَغْفِرْ لِي يَا رَسُولَ اللَّهِ . فَلَمَّا كَانَ الْعَشِيُّ قَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَاخْتَطَبَ فَأَثْنَى عَلَى اللَّهِ بِمَا هُوَ أَهْلُهُ ثُمَّ قَالَ " أَمَّا بَعْدُ فَإِنَّمَا أَهْلَكَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِكُمْ أَنَّهُمْ كَانُوا إِذَا سَرَقَ فِيهِمُ الشَّرِيفُ تَرَكُوهُ وَإِذَا سَرَقَ فِيهِمُ الضَّعِيفُ أَقَامُوا عَلَيْهِ الْحَدَّ وَإِنِّي وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَوْ أَنَّ فَاطِمَةَ بِنْتَ مُحَمَّدٍ سَرَقَتْ لَقَطَعْتُ يَدَهَا " . ثُمَّ أَمَرَ بِتِلْكَ الْمَرْأَةِ الَّتِي سَرَقَتْ فَقُطِعَتْ يَدُهَا . قَالَ يُونُسُ قَالَ ابْنُ شِهَابٍ قَالَ عُرْوَةُ قَالَتْ عَائِشَةُ فَحَسُنَتْ تَوْبَتُهَا بَعْدُ وَتَزَوَّجَتْ وَكَانَتْ تَأْتِينِي بَعْدَ ذَلِكَ فَأَرْفَعُ حَاجَتَهَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم .
Bana Ebû’t-Tâhir ve Harmele b. Yahyâ da anlattılar —lafız Harmele’ye aittir—. Dediler ki: Bize İbn Vehb haber verdi; bana Yûnus b. Yezîd, İbn Şihâb’dan [naklederek] haber verdi. [İbn Şihâb] dedi ki: Bana Urve b. ez-Zübeyr, Peygamber [sallallâhu aleyhi ve sellem]'in eşi Âişe’den [naklederek şunları] haber verdi: Peygamber [sallallâhu aleyhi ve sellem] döneminde Fetih Gazvesi [sırasında] hırsızlık yapan bir kadının durumu Kureyşlileri çok üzdü/endişelendirdi. Bunun üzerine: ‘Onun hakkında Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem] ile kim konuşur?’ dediler. [Bazıları]: ‘Buna Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem]’in sevgilisi Üsâme b. Zeyd’den başka kim cesaret edebilir!’ dediler. Nihayet o kadın Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem]’e getirildi ve Üsâme b. Zeyd onun hakkında konuştu. Bunun üzerine Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem]’in yüzünün rengi [öfkeden] değişti ve: “Allah’ın hadlerinden bir had [cezası] hakkında şefaat (torpil) mi yapıyorsunuz?” buyurdu. Üsâme ona: ‘Ey Allah’ın Resulü! Benim için bağışlanma dile’ dedi. Akşam olunca Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem] kalkıp bir hutbe verdi; Allah’a layık olduğu şekilde hamd ü senâda bulundu ve sonra şöyle buyurdu: “Ammâ ba'du (Bundan sonra ifade edeyim ki); sizden öncekileri ancak şu davranışları helak etmiştir: Onların içlerinden soylu / şerefli (şerîf) biri hırsızlık yapınca onu bırakırlar; zayıf (gariban) biri hırsızlık yapınca ise ona had cezasını uygularlardı. Canım elinde olan [Allah’a] yemin olsun ki, eğer Muhammed’in kızı Fâtıma hırsızlık yapsaydı, onun da elini mutlaka keserdim!” Sonra o hırsızlık yapan kadın hakkında emir buyurdu ve eli kesildi. Yûnus dedi ki: İbn Şihâb’ın bildirdiğine göre Urve, Âişe’nin şöyle dediğini nakletmiştir: “Sonra o kadının tövbesi güzelleşti ve evlendi. Bundan sonra yanıma gelirdi de ben de onun ihtiyaçlarını Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem]’e arz ederdim.”