340_1. Hadis
وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمِ بْنِ مَيْمُونٍ، جَمِيعًا عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ بَكْرٍ، قَالَ أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، ح وَحَدَّثَنِي إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، وَاللَّفْظُ، لَهُمَا - قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ ابْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، - أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي عَمْرُو بْنُ دِينَارٍ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ لَمَّا بُنِيَتِ الْكَعْبَةُ ذَهَبَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَعَبَّاسٌ يَنْقُلاَنِ حِجَارَةً فَقَالَ الْعَبَّاسُ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم اجْعَلْ إِزَارَكَ عَلَى عَاتِقِكَ مِنَ الْحِجَارَةِ . فَفَعَلَ فَخَرَّ إِلَى الأَرْضِ وَطَمَحَتْ عَيْنَاهُ إِلَى السَّمَاءِ ثُمَّ قَامَ فَقَالَ " إِزَارِي إِزَارِي " . فَشَدَّ عَلَيْهِ إِزَارَهُ . قَالَ ابْنُ رَافِعٍ فِي رِوَايَتِهِ عَلَى رَقَبَتِكَ . وَلَمْ يَقُلْ عَلَى عَاتِقِكَ .
İshâk b. İbrahim el-Hanzalî ve Muhammed b. Hâtim b. Meymûn bize tahdis etti; hepsi Muhammed b. Bekr’den; dedi ki: İbn Cüreyc bize haber verdi. (H) Ve İshâk b. Mansûr ve Muhammed b. Râfi‘ bana tahdis etti; -lafız onlarındır- İshâk “bize haber verdi” dedi, İbn Râfi‘ ise “Abdurrazzâk bize tahdis etti” dedi. [Abdurrazzâk:] İbn Cüreyc bize haber verdi; Amr b. Dînâr bana haber verdi; Câbir b. Abdullah’ı şöyle derken işitmiş: Kabe inşa edildiği zaman Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ve Abbâs gidip taş taşıyorlardı. Abbâs Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e: “İzarını (alt giysisini), taşlardan (koruması için) omzunun üzerine koy” dedi. Bunu yaptı; [yapınca avreti açıldı ve] yere yığıldı ve gözleri semaya dikildi. Sonra kalktı ve: “İzarım! İzarım!” dedi. Bunun üzerine izarını [beline] bağladı. İbn Râfi‘ rivayetinde: “Boynunun üzerine” dedi; “omzunun üzerine” demedi.