340_2. Hadis
وَحَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا رَوْحُ بْنُ عُبَادَةَ، حَدَّثَنَا زَكَرِيَّاءُ بْنُ إِسْحَاقَ، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ دِينَارٍ، قَالَ سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يُحَدِّثُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَنْقُلُ مَعَهُمُ الْحِجَارَةَ لِلْكَعْبَةِ وَعَلَيْهِ إِزَارُهُ فَقَالَ لَهُ الْعَبَّاسُ عَمُّهُ يَا ابْنَ أَخِي لَوْ حَلَلْتَ إِزَارَكَ فَجَعَلْتَهُ عَلَى مَنْكِبِكَ دُونَ الْحِجَارَةِ - قَالَ - فَحَلَّهُ فَجَعَلَهُ عَلَى مَنْكِبِهِ فَسَقَطَ مَغْشِيًّا عَلَيْهِ - قَالَ - فَمَا رُؤِيَ بَعْدَ ذَلِكَ الْيَوْمِ عُرْيَانًا .
Züheyr b. Harb bize tahdis etti; Ravh b. Ubâde bize tahdis etti; Zekeriyyâ b. İshâk bize tahdis etti; Amr b. Dînâr bize tahdis etti; dedi ki: Câbir b. Abdullah’ı şöyle tahdis ederken işittim: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem Kabe için onlarla beraber taş taşıyordu. Üzerinde de izarı vardı. Amcası Abbâs ona: “Ey kardeşimin oğlu! İzarını çözüp de onu taşlardan (koruması için) omzunun üzerine koysan ya!” dedi. [Ravi] dedi ki: Onu çözdü ve omzunun üzerine koydu; bunun üzerine baygın olarak düştü. [Ravi] dedi ki: O günden sonra hiç çıplak görülmedi.