341. Hadis
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ يَحْيَى الأُمَوِيُّ، حَدَّثَنِي أَبِي، حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ حَكِيمِ بْنِ عَبَّادِ بْنِ حُنَيْفٍ الأَنْصَارِيُّ، أَخْبَرَنِي أَبُو أُمَامَةَ بْنُ سَهْلِ بْنِ حُنَيْفٍ، عَنِ الْمِسْوَرِ بْنِ مَخْرَمَةَ، قَالَ أَقْبَلْتُ بِحَجَرٍ أَحْمِلُهُ ثَقِيلٍ وَعَلَىَّ إِزَارٌ خَفِيفٌ - قَالَ - فَانْحَلَّ إِزَارِي وَمَعِيَ الْحَجَرُ لَمْ أَسْتَطِعْ أَنْ أَضَعَهُ حَتَّى بَلَغْتُ بِهِ إِلَى مَوْضِعِهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " ارْجِعْ إِلَى ثَوْبِكَ فَخُذْهُ وَلاَ تَمْشُوا عُرَاةً " .
Saîd b. Yahyâ el-Emevî bize tahdis etti; babam bana tahdis etti; Osmân b. Hakîm b. Abbâd b. Huneyf el-Ensârî bize tahdis etti; Ebû Ümâme b. Sehl b. Huneyf bana haber verdi; [o da] Misver b. Mahreme’den [naklederek] dedi ki: “Ağır bir taşı yüklenmiş olarak geliyordum. Üzerimde hafif bir izar vardı.” Dedi ki: “İzarım çözüldü. Taş benimleydi. Onu yerine ulaştırıncaya kadar yere koymaya güç yetiremedim.” Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: “Elbisene dön ve onu al! Çıplak olarak yürümeyin!”