Buluntu Eşya (Lukata) Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1722_5. Hadis

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، - يَعْنِي ابْنَ بِلاَلٍ - عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ يَزِيدَ، مَوْلَى الْمُنْبَعِثِ أَنَّهُ سَمِعَ زَيْدَ بْنَ خَالِدٍ الْجُهَنِيَّ، صَاحِبَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ اللُّقَطَةِ الذَّهَبِ أَوِ الْوَرِقِ فَقَالَ ‏"‏ اعْرِفْ وِكَاءَهَا وَعِفَاصَهَا ثُمَّ عَرِّفْهَا سَنَةً فَإِنْ لَمْ تَعْرِفْ فَاسْتَنْفِقْهَا وَلْتَكُنْ وَدِيعَةً عِنْدَكَ فَإِنْ جَاءَ طَالِبُهَا يَوْمًا مِنَ الدَّهْرِ فَأَدِّهَا إِلَيْهِ ‏"‏ ‏.‏ وَسَأَلَهُ عَنْ ضَالَّةِ الإِبِلِ فَقَالَ ‏"‏ مَا لَكَ وَلَهَا دَعْهَا فَإِنَّ مَعَهَا حِذَاءَهَا وَسِقَاءَهَا تَرِدُ الْمَاءَ وَتَأْكُلُ الشَّجَرَ حَتَّى يَجِدَهَا رَبُّهَا ‏"‏ ‏.‏ وَسَأَلَهُ عَنِ الشَّاةِ فَقَالَ ‏"‏ خُذْهَا فَإِنَّمَا هِيَ لَكَ أَوْ لأَخِيكَ أَوْ لِلذِّئْبِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb anlattı; bize Süleyman —ki o İbn Bilâl’dir— Yahyâ b. Saîd’den; o da el-Münbeas’ın azatlısı Yezîd’den [naklederek şunu] bildirdi: Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem]’in sahabi olan Zeyd b. Hâlid el-Cühenî’nin şöyle dediğini işitmiştir: Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem]’e buluntu (lukata) altın ve gümüşün hükmü soruldu. [Efendimiz]: “Onun bağını (vikâ) ve kabını (ifâs) belle; sonra onu bir yıl boyunca ilan et. [Sahibini] tanımazsan (bulamazsan), onu harca. O senin yanında bir emanet (vedîa) olsun; şayet bir gün sahibi çıkıp gelirse onu kendisine iade et” buyurdu. [Adam] kaybolmuş deveyi sordu. [Efendimiz]: “Ondan sana ne! Bırak onu; zira nalları (ayağı) ve su kırbası (işkembesi) yanındadır; su başına varır, ağaç [yaprakları] yiyerek sahibi kendisini bulana kadar [yaşar]” buyurdu. Koyunu sordu. [Efendimiz]: “Onu al; zira o ya senindir, ya kardeşinindir ya da kurdundur” buyurdu.