1769_4. Hadis
وَحَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ الْحُسَيْنِ بْنِ سُلَيْمَانَ الْكُوفِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ، عَنْ هِشَامٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ فَانْفَجَرَ مِنْ لَيْلَتِهِ فَمَازَالَ يَسِيلُ حَتَّى مَاتَ وَزَادَ فِي الْحَدِيثِ قَالَ فَذَاكَ حِينَ يَقُولُ الشَّاعِرُ أَلاَ يَا سَعْدُ سَعْدَ بَنِي مُعَاذٍ فَمَا فَعَلَتْ قُرَيْظَةُ وَالنَّضِيرُ لَعَمْرُكَ إِنَّ سَعْدَ بَنِي مُعَاذٍ غَدَاةَ تَحَمَّلُوا لَهُوَ الصَّبُورُ تَرَكْتُمْ قِدْرَكُمْ لاَ شَىْءَ فِيهَا وَقِدْرُ الْقَوْمِ حَامِيَةٌ تَفُورُ وَقَدْ قَالَ الْكَرِيمُ أَبُو حُبَابٍ أَقِيمُوا قَيْنُقَاعُ وَلاَ تَسِيرُوا وَقَدْ كَانُوا بِبَلْدَتِهِمْ ثِقَالاً كَمَا ثَقُلَتْ بِمَيْطَانَ الصُّخُورُ
Ve bize Ali b. el-Hüseyin b. Süleyman el-Kûfî anlattı; bize Abde anlattı; Hişâm'dan; bu isnad ile benzerini [nakletti]. Ancak o: “O gece [yara] açıldı ve vefat edinceye kadar akmaya devam etti” dedi. Ayrıca hadiste şunu ekledi: Şairin şöyle dediği zamandı: “Ey Sa'd! Benî Muâz'ın Sa'd'ı! Hani Kurayza ve Nadîr'e ne oldu? Ömrüne yemin olsun ki; [onlar] yüklenip giderlerken Benî Muâz'ın Sa'd'ı, ne de sabırlıydı! Siz kendi tencerenizi içinde bir şey yokken bıraktınız; O topluluğun tenceresi ise kaynayıp taşmakta! Kerem sahibi Ebu Hubâb [Abdullah b. Übey] şöyle demişti: ‘Ey Kaynukâ! Olduğunuz yerde kalın, gitmeyin!’ Halbuki onlar kendi yurtlarında ağır gelmişlerdi; Tıpkı Meytân'daki kayaların ağırlığı gibi.”