2030_2. Hadis
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَبِي حَازِمٍ، ح وَحَدَّثَنَاهُ قُتَيْبَةُ بْنُ، سَعِيدٍ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، - يَعْنِي ابْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْقَارِيَّ - كِلاَهُمَا عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ، بْنِ سَعْدٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم . بِمِثْلِهِ وَلَمْ يَقُولاَ فَتَلَّهُ . وَلَكِنْ فِي رِوَايَةِ يَعْقُوبَ قَالَ فَأَعْطَاهُ إِيَّاهُ .
Bize Yahyâ b. Yahyâ anlattı; bize Abdülazîz b. Ebû Hâzim haber verdi. (H) Bunu bize Kuteybe b. Saîd de anlattı; bize Ya’kûb -yani İbn Abdurrahman el-Kārî- anlattı. Her ikisi de Ebû Hâzim’den; o da Sehl b. Sa’d’dan; o da Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’den bunun bir benzerini [naklettiler]. Ancak [bu her iki râvi de] “tellehu” (onu gencin eline bıraktı) ifadesini söylemediler. Fakat Ya’kûb’un rivayetinde: “[Onu] ona verdi” demiştir.