2040_2. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا سَعْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنِي أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، قَالَ بَعَثَنِي أَبُو طَلْحَةَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لأَدْعُوَهُ وَقَدْ جَعَلَ طَعَامًا - قَالَ - فَأَقْبَلْتُ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَعَ النَّاسِ فَنَظَرَ إِلَىَّ فَاسْتَحْيَيْتُ فَقُلْتُ أَجِبْ أَبَا طَلْحَةَ . فَقَالَ لِلنَّاسِ " قُومُوا " . فَقَالَ أَبُو طَلْحَةَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّمَا صَنَعْتُ لَكَ شَيْئًا - قَالَ - فَمَسَّهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَدَعَا فِيهَا بِالْبَرَكَةِ ثُمَّ قَالَ " أَدْخِلْ نَفَرًا مِنْ أَصْحَابِي عَشَرَةً " . وَقَالَ " كُلُوا " . وَأَخْرَجَ لَهُمْ شَيْئًا مِنْ بَيْنِ أَصَابِعِهِ فَأَكَلُوا حَتَّى شَبِعُوا فَخَرَجُوا فَقَالَ " أَدْخِلْ عَشَرَةً " . فَأَكَلُوا حَتَّى شَبِعُوا . فَمَا زَالَ يُدْخِلُ عَشَرَةً وَيُخْرِجُ عَشَرَةً حَتَّى لَمْ يَبْقَ مِنْهُمْ أَحَدٌ إِلاَّ دَخَلَ فَأَكَلَ حَتَّى شَبِعَ ثُمَّ هَيَّأَهَا فَإِذَا هِيَ مِثْلُهَا حِينَ أَكَلُوا مِنْهَا .
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe anlattı; dedi ki: Bize Abdullah b. Nümeyr anlattı. (H) Ve bize İbn Nümeyr —lafız onundur— anlattı; dedi ki: Bize babam anlattı; dedi ki: Bize Sa'd b. Saîd anlattı; dedi ki: Bana Enes b. Mâlik anlattı; dedi ki: Ebû Talha beni Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i davet etmem için ona gönderdi. (Ebû Talha) yemek yapmıştı. (Enes) dedi ki: Geldim. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem insanlarla beraberdi. Bana baktı, ben de utandım. Dedim ki: "Ebû Talha'ya icabet et." İnsanlara: "Kalkın!" buyurdu. Ebû Talha dedi ki: "Ey Allah'ın Resulü! Ben senin için (az) bir şey yapmıştım." (Enes) dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ona (yemeğe) dokundu ve onda bereket ile dua etti. Sonra: "Ashabımdan on kişilik bir grubu içeri al," buyurdu. Ve: "Yiyin," buyurdu. Onlara parmaklarının arasından bir şey çıkardı (veya onlara parmakları arasından işaret etti). Doyuncaya kadar yediler, sonra çıktılar. (Resulullah): "On (kişi daha) içeri al," buyurdu. Doyuncaya kadar yediler. On (kişi) içeri alıp on (kişi) çıkarmaya devam etti. Nihayet onlardan içeri girip doyuncaya kadar yemeyen hiç kimse kalmadı. Sonra (yemeği) düzeltti. Bir de baktı ki o, (ilk başta) ondan yedikleri andaki gibidir.