2086. Hadis
حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي عُمَرُ بْنُ مُحَمَّدٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ، وَاقِدٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ مَرَرْتُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَفِي إِزَارِي اسْتِرْخَاءٌ فَقَالَ " يَا عَبْدَ اللَّهِ ارْفَعْ إِزَارَكَ " . فَرَفَعْتُهُ ثُمَّ قَالَ " زِدْ " . فَزِدْتُ فَمَا زِلْتُ أَتَحَرَّاهَا بَعْدُ . فَقَالَ بَعْضُ الْقَوْمِ إِلَى أَيْنَ فَقَالَ أَنْصَافِ السَّاقَيْنِ .
Bana Ebû’t-Tâhir de anlattı; bize İbn Vehb anlattı; [o dedi ki:] bana Ömer b. Muhammed, Abdullah b. Vâkıd’dan haber verdi; o da İbn Ömer’den [naklettiğine göre]; şöyle demiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in yanından geçtim; izârım biraz sarkmıştı. [Resûlullah]: “Ey Abdullah! İzârını kaldır” buyurdu. Ben de onu kaldırdım. Sonra: “Daha da [kaldır]” buyurdu. Ben de daha fazla kaldırdım. Ondan sonra buna hep özen gösterdim (tehar’râ). Oradakilerden bazıları: “Nereye kadar?” diye sordular. [İbn Ömer]: “Baldırların ortasına (asfa-us-sâqeyn) kadar” dedi.