2218_2. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، وَقُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالاَ أَخْبَرَنَا الْمُغِيرَةُ، - وَنَسَبَهُ ابْنُ قَعْنَبٍ فَقَالَ ابْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْقُرَشِيُّ - عَنْ أَبِي النَّضْرِ، عَنْ عَامِرِ بْنِ سَعْدِ، بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ عَنْ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الطَّاعُونُ آيَةُ الرِّجْزِ ابْتَلَى اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ بِهِ نَاسًا مِنْ عِبَادِهِ فَإِذَا سَمِعْتُمْ بِهِ فَلاَ تَدْخُلُوا عَلَيْهِ وَإِذَا وَقَعَ بِأَرْضٍ وَأَنْتُمْ بِهَا فَلاَ تَفِرُّوا مِنْهُ " . هَذَا حَدِيثُ الْقَعْنَبِيِّ وَقُتَيْبَةَ نَحْوَهُ .
Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka‘neb ve Kuteybe b. Saîd anlattı; dediler ki: Bize Mugîre haber verdi —İbnü’l-Ka‘neb onu [Mugîre b. Abdurrahman el-Kureşî diye] nispet etti—; o Ebü’n-Nadr’dan; o Âmir b. Sa’d b. Ebû Vakkâs’tan; o da Usâme b. Zeyd’den nakletti. [Usâme] şöyle demiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Veba [et-tâûn], azabın bir emaresidir [âyetü’r-ricz]. Aziz ve Celil olan Allah onunla kullarından bir kısmını imtihan etmiştir. Bir yerde veba olduğunu işitirseniz oraya girmeyin. Şayet bulunduğunuz bir yerde veba çıkarsa ondan [korkup] kaçmayın.” Bu Ka‘nebî’nin hadisidir; Kuteybe’nin rivayeti de buna yakındır.