Namaz Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

418_6. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، وَوَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالَ أَخْبَرَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ لَمَّا ثَقُلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَاءَ بِلاَلٌ يُؤْذِنُهُ بِالصَّلاَةِ فَقَالَ ‏"‏ مُرُوا أَبَا بَكْرٍ فَلْيُصَلِّ بِالنَّاسِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أَبَا بَكْرٍ رَجُلٌ أَسِيفٌ إِنَّهُ مَتَى يَقُمْ مَقَامَكَ لاَ يُسْمِعِ النَّاسَ فَلَوْ أَمَرْتَ عُمَرَ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ مُرُوا أَبَا بَكْرٍ فَلْيُصَلِّ بِالنَّاسِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ فَقُلْتُ لِحَفْصَةَ قُولِي لَهُ إِنَّ أَبَا بَكْرٍ رَجُلٌ أَسِيفٌ وَإِنَّهُ مَتَى يَقُمْ مَقَامَكَ لاَ يُسْمِعِ النَّاسَ فَلَوْ أَمَرْتَ عُمَرَ ‏.‏ فَقَالَتْ لَهُ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِنَّكُنَّ لأَنْتُنَّ صَوَاحِبُ يُوسُفَ ‏.‏ مُرُوا أَبَا بَكْرٍ فَلْيُصَلِّ بِالنَّاسِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ فَأَمَرُوا أَبَا بَكْرٍ يُصَلِّي بِالنَّاسِ - قَالَتْ - فَلَمَّا دَخَلَ فِي الصَّلاَةِ وَجَدَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ نَفْسِهِ خِفَّةً فَقَامَ يُهَادَى بَيْنَ رَجُلَيْنِ وَرِجْلاَهُ تَخُطَّانِ فِي الأَرْضِ - قَالَتْ - فَلَمَّا دَخَلَ الْمَسْجِدَ سَمِعَ أَبُو بَكْرٍ حِسَّهُ ذَهَبَ يَتَأَخَّرُ فَأَوْمَأَ إِلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قُمْ مَكَانَكَ ‏.‏ فَجَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى جَلَسَ عَنْ يَسَارِ أَبِي بَكْرٍ - قَالَتْ - فَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي بِالنَّاسِ جَالِسًا وَأَبُو بَكْرٍ قَائِمًا يَقْتَدِي أَبُو بَكْرٍ بِصَلاَةِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَيَقْتَدِي النَّاسُ بِصَلاَةِ أَبِي بَكْرٍ ‏.‏

Ebû Bekr b. Ebî Şeybe bize tahdis etti; Ebû Muâviye ve Vekî‘ bize tahdis etti. (H) Ve Yahyâ b. Yahyâ bize tahdis etti; -lafız onundur- dedi ki: Ebû Muâviye bize haber verdi; [o da] A’meş’ten; [o da] İbrahim’den; [o da] Esved’den; [o da] Âişe’den [naklederek] dedi ki: “Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in hastalığı ağırlaşınca Bilâl namazı bildirmek için geldi. [Resulullah]: ‘Ebû Bekir’e söyleyin, insanlara namaz kıldırsın’ buyurdu. Dedim ki: ‘Ey Allah’ın Resulü! Ebû Bekir çok hüzünlü bir adamdır. Senin makamına geçtiğinde sesi insanlara ulaşmaz. Keşke Ömer’e emretsen!’ [Nebi] yine: ‘Ebû Bekir’e söyleyin, insanlara namaz kıldırsın’ buyurdu. Hafsa’ya dedim ki: ‘Ona söyle; Ebû Bekir hüzünlü bir adamdır, senin makamına geçtiğinde sesi insanlara ulaşmaz. Keşke Ömer’e emretsen!’ Hafsa ona bunu söyledi. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem: ‘Şüphesiz siz, Yusuf’un arkadaşlarısınız! Ebû Bekir’e söyleyin, insanlara namaz kıldırsın’ buyurdu. Bunun üzerine Ebû Bekir’e insanlara namaz kıldırmasını söylediler. Namaza başladığında Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem kendisinde bir hafiflik hissetti. Ayakları yerde sürünerek iki adam arasında dayanarak kalktı. Mescide girdiğinde Ebû Bekir onun geldiğini işitti ve arkaya çekilmeye başladı. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ona: ‘Yerinde dur’ diye işaret etti. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem gelip Ebû Bekir’in sol tarafına oturdu. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem oturarak insanlara namaz kıldırıyordu; Ebû Bekir ise ayaktaydı. Ebû Bekir Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’in namazına uyuyor, insanlar da Ebû Bekir’in namazına uyuyorlardı.”