2763_4. Hadis
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَقُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ - وَاللَّفْظُ لِيَحْيَى - قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ سِمَاكٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، وَالأَسْوَدِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي عَالَجْتُ امْرَأَةً فِي أَقْصَى الْمَدِينَةِ وَإِنِّي أَصَبْتُ مِنْهَا مَا دُونَ أَنْ أَمَسَّهَا فَأَنَا هَذَا فَاقْضِ فِيَّ مَا شِئْتَ . فَقَالَ لَهُ عُمَرُ لَقَدْ سَتَرَكَ اللَّهُ لَوْ سَتَرْتَ نَفْسَكَ - قَالَ - فَلَمْ يَرُدَّ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم شَيْئًا فَقَامَ الرَّجُلُ فَانْطَلَقَ فَأَتْبَعَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم رَجُلاً دَعَاهُ وَتَلاَ عَلَيْهِ هَذِهِ الآيَةَ { أَقِمِ الصَّلاَةَ طَرَفَىِ النَّهَارِ وَزُلَفًا مِنَ اللَّيْلِ إِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّئَاتِ ذَلِكَ ذِكْرَى لِلذَّاكِرِينَ} فَقَالَ رَجُلٌ مِنَ الْقَوْمِ يَا نَبِيَّ اللَّهِ هَذَا لَهُ خَاصَّةً قَالَ " بَلْ لِلنَّاسِ كَافَّةً " .
Bize Yahyâ b. Yahyâ, Kuteybe b. Saîd ve Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattılar; lafız Yahyâ'nındır. Yahyâ: 'Bize haber verdi,' dedi; diğerleri ise: Bize Ebû'l-Ahvas, Simâk'tan; o, İbrâhîm'den; o da Alkame ve el-Esved'den; onlar da Abdullâh'tan [naklederek] anlattılar; [Abdullâh] şöyle dedi: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e bir adam gelerek: 'Ey Allah'ın Resulü! Medine'nin en uzak tarafında bir kadınla yakınlaştım (oynaştım) ve cinsel birleşim dışında ona yapılabilecek her şeyi yaptım. İşte huzurundayım; benim hakkımda dilediğin hükmü ver,' dedi. Ömer ona: 'Şayet sen kendini gizleseydin (tövbe edip kimseye söylemeseydin), şüphesiz Allah seni örtmüştü (günahını gizlemişti),' dedi. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ise bir şey buyurmadı. Bunun üzerine adam kalkıp gitti. [Ardından] Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem, arkasından bir adam göndererek onu çağırttı ve ona şu âyeti okudu: { Gündüzün iki tarafında ve gecenin (gündüze) yakın saatlerinde namazı ikame et; muhakkak ki iyilikler, kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlar için bir öğüttür. } Topluluktan bir adam: 'Ey Allah'ın Nebisi! Bu yalnızca ona mı mahsustur?' diye sordu. Resulullah: 'Aksine, bütün insanlar içindir,' buyurdu.