2768. Hadis
حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ هِشَامٍ الدَّسْتَوَائِيِّ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ صَفْوَانَ بْنِ مُحْرِزٍ، قَالَ قَالَ رَجُلٌ لاِبْنِ عُمَرَ كَيْفَ سَمِعْتَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ فِي النَّجْوَى قَالَ سَمِعْتُهُ يَقُولُ " يُدْنَى الْمُؤْمِنُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ مِنْ رَبِّهِ عَزَّ وَجَلَّ حَتَّى يَضَعَ عَلَيْهِ كَنَفَهُ فَيُقَرِّرُهُ بِذُنُوبِهِ فَيَقُولُ هَلْ تَعْرِفُ فَيَقُولُ أَىْ رَبِّ أَعْرِفُ . قَالَ فَإِنِّي قَدْ سَتَرْتُهَا عَلَيْكَ فِي الدُّنْيَا وَإِنِّي أَغْفِرُهَا لَكَ الْيَوْمَ . فَيُعْطَى صَحِيفَةَ حَسَنَاتِهِ وَأَمَّا الْكُفَّارُ وَالْمُنَافِقُونَ فَيُنَادَى بِهِمْ عَلَى رُءُوسِ الْخَلاَئِقِ هَؤُلاَءِ الَّذِينَ كَذَبُوا عَلَى اللَّهِ " .
Bize Züheyr b. Harb anlattı; bize İsmâil b. İbrâhîm, Hişâm ed-Destevâî'den; o, Katâde'den; o da Safvân b. Muhriz'den [naklederek] anlattı: Bir adam İbn Ömer'e: 'Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in necvâ (Rabbi ile kulu arasındaki baş başa görüşme) hakkında ne buyurduğunu işittin?' diye sordu. [İbn Ömer] şöyle dedi: Onu şöyle buyururken işittim: "Kıyamet günü mümin, Rabbi Aziz ve Celil [olan]'a yaklaştırılır; hatta Allah onun üzerine himayesini (kenef; rahmet ve örtüsünü) koyar ve ona günahlarını itiraf ettirir (onaylatır). Ona: 'Bunları tanıyor musun (hatırlıyor musun)?' diye buyurur. [O da]: 'Ey Rabbim! Evet, tanıyorum,' der. Allah Teâlâ: 'Şüphesiz Ben onları dünyada senin için örtmüştüm, bugün de senin için onları bağışlıyorum,' buyurur. Ardından ona iyiliklerinin (hasenât) yazılı olduğu defteri verilir. Kâfirlere ve münafıklara gelince; onlar hakkında tüm yaratılanların huzurunda: 'İşte bunlar Allah hakkında yalan söyleyenlerdir,' diye nida edilir."