Kıyamet, Cennet ve Cehennemin Sıfatı Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

2786_1. Hadis

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يُونُسَ، حَدَّثَنَا فُضَيْلٌ، - يَعْنِي ابْنَ عِيَاضٍ - عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَبِيدَةَ السَّلْمَانِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، قَالَ جَاءَ حَبْرٌ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا مُحَمَّدُ أَوْ يَا أَبَا الْقَاسِمِ إِنَّ اللَّهَ تَعَالَى يُمْسِكُ السَّمَوَاتِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَلَى إِصْبَعٍ وَالأَرَضِينَ عَلَى إِصْبَعٍ وَالْجِبَالَ وَالشَّجَرَ عَلَى إِصْبَعٍ وَالْمَاءَ وَالثَّرَى عَلَى إِصْبَعٍ وَسَائِرَ الْخَلْقِ عَلَى إِصْبَعٍ ثُمَّ يَهُزُّهُنَّ فَيَقُولُ أَنَا الْمَلِكُ أَنَا الْمَلِكُ ‏.‏ فَضَحِكَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تَعَجُّبًا مِمَّا قَالَ الْحَبْرُ تَصْدِيقًا لَهُ ثُمَّ قَرَأَ ‏{‏ وَمَا قَدَرُوا اللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِ وَالأَرْضُ جَمِيعًا قَبْضَتُهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَالسَّمَوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَمِينِهِ سُبْحَانَهُ وَتَعَالَى عَمَّا يُشْرِكُونَ‏}‏

Bize Ahmed b. Abdullâh b. Yûnus anlattı; bize Fudayl —ki o İbn İyâz'dır— Mansûr'dan; o, İbrâhim'den; o, Abîde es-Selmânî'den; o da Abdullâh b. Mes'ûd'dan [naklederek] anlattı. [Abdullâh b. Mes'ûd] şöyle dedi: [Yahudi] bir âlim (habr) Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e gelip: 'Ey Muhammed! Ya da ey Ebû'l-Kāsım! Gerçek şu ki, Allah Teâlâ kıyamet gününde gökleri bir parmağı üzerine, yerleri bir parmağı üzerine, dağları ve ağaçları bir parmağı üzerine, suyu ve toprağı (serâ) bir parmağı üzerine ve diğer bütün yaratılmışları da bir parmağı üzerine alır. Sonra onları sarsarak: "Melik (hükümdar) Benim! Melik Benim!" buyurur,' dedi. Bunun üzerine Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, o âlimin söylediği şeyi tasdik ederek hayretinden güldü. Sonra şu ayeti okudu: { وَمَا قَدَرُوا اللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِ وَالأَرْضُ جَمِيعًا قَبْضَتُهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَالسَّمَوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَمِينِهِ سُبْحَانَهُ وَتَعَالَى عَمَّا يُشْرِكُونَ } "Onlar Allah'ı gereği gibi takdir edemediler. Halbuki kıyamet günü yer bütünüyle O'nun avucundadır; gökler de O'nun kudretiyle dürülmüş haldedir. O, onların ortak koştuklarından münezzehtir ve yücedir." (Zümer sûresi, 67)"