2814_2. Hadis
حَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، - يَعْنِيَانِ ابْنَ مَهْدِيٍّ - عَنْ سُفْيَانَ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ، عَنْ عَمَّارِ بْنِ رُزَيْقٍ، كِلاَهُمَا عَنْ مَنْصُورٍ، بِإِسْنَادِ جَرِيرٍ . مِثْلَ حَدِيثِهِ غَيْرَ أَنَّ فِي حَدِيثِ سُفْيَانَ " وَقَدْ وُكِّلَ بِهِ قَرِينُهُ مِنَ الْجِنِّ وَقَرِينُهُ مِنَ الْمَلاَئِكَةِ " .
Bize İbnü’l-Müsennâ ve İbn Beşşâr anlattılar; [dediler ki:] Bize Abdurrahman -İbn Mehdî’yi kastediyorlar- Süfyân’dan anlattı. (H) Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de anlattı; [dedi ki:] Bize Yahyâ b. Âdem, Ammâr b. Rüzayk’tan anlattı; her ikisi de Mansûr’dan; Cerîr’in isnadı ile [yukarıdaki hadisin] benzerini [naklettiler]. Ancak Süfyân’ın hadisinde: “Kendisine cinlerden bir karin (eşlikçi) ve meleklerden bir karin vekil kılınmıştır.” [ifadesi yer almaktadır].