2927_2. Hadis
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَبِيبٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالاَ حَدَّثَنَا مُعْتَمِرٌ، قَالَ سَمِعْتُ أَبِي يُحَدِّثُ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ قَالَ لِيَ ابْنُ صَائِدٍ وَأَخَذَتْنِي مِنْهُ ذَمَامَةٌ هَذَا عَذَرْتُ النَّاسَ مَا لِي وَلَكُمْ يَا أَصْحَابَ مُحَمَّدٍ أَلَمْ يَقُلْ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّهُ يَهُودِيٌّ " . وَقَدْ أَسْلَمْتُ . قَالَ " وَلاَ يُولَدُ لَهُ " . وَقَدْ وُلِدَ لِي . وَقَالَ " إِنَّ اللَّهَ قَدْ حَرَّمَ عَلَيْهِ مَكَّةَ " . وَقَدْ حَجَجْتُ . قَالَ فَمَا زَالَ حَتَّى كَادَ أَنْ يَأْخُذَ فِيَّ قَوْلُهُ . قَالَ فَقَالَ لَهُ أَمَا وَاللَّهِ إِنِّي لأَعْلَمُ الآنَ حَيْثُ هُوَ وَأَعْرِفُ أَبَاهُ وَأُمَّهُ . قَالَ وَقِيلَ لَهُ أَيَسُرُّكَ أَنَّكَ ذَاكَ الرَّجُلُ قَالَ فَقَالَ لَوْ عُرِضَ عَلَىَّ مَا كَرِهْتُ .
Bize Yahyâ b. Habîb ve Muhammed b. Abdül'alâ anlattılar. Dediler ki: Bize Mu'temir anlattı; dedi ki: Babamı işittim; dedi ki: Bize Ebû Nadra, Ebû Saîd el-Hudrî'den [naklederek] anlattı. [Ebû Saîd] şöyle dedi: İbn Sâid [Sayyâd] —kendisine karşı içimde bir acıma [zemâme] hissettiğim bir sırada— bana şöyle dedi: 'Hadi insanları [şüphelerinden dolayı] mazur gördüm; peki ya size ne oluyor ey Muhammed'in ashabı? Allah'ın Nebisi sallallâhu aleyhi ve sellem: "O [Deccâl] bir Yahudidir," buyurmadı mı? Oysa ben Müslüman oldum. Yine: "Onun çocuğu olmaz," buyurmadı mı? Oysa benim çocuğum oldu. Yine: "Şüphesiz Allah, Mekke'yi ona haram kılmıştır," buyurmadı mı? Oysa ben hacca gittim.' [Ebû Saîd] dedi ki: O [böyle konuşmaya] devam etti; hatta neredeyse sözleri beni ikna edecekti. Sonra [İbn Sayyâd] şöyle dedi: 'Şunu bil ki; vallahi ben şu an onun nerede olduğunu biliyorum; ayrıca babasını ve annesini de tanıyorum.' [Ebû Saîd] dedi ki: Ona: 'O adam [Deccâl] olmayı ister miydin?' denildi. O da: 'Eğer [bu durum] bana teklif edilseydi [bundan] hoşnutsuzluk duymazdım,' cevabını verdi.