2942_3. Hadis
وَحَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ الْحُلْوَانِيُّ، وَأَحْمَدُ بْنُ عُثْمَانَ النَّوْفَلِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَهْبُ، بْنُ جَرِيرٍ حَدَّثَنَا أَبِي قَالَ، سَمِعْتُ غَيْلاَنَ بْنَ جَرِيرٍ، يُحَدِّثُ عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ فَاطِمَةَ بِنْتِ، قَيْسٍ قَالَتْ قَدِمَ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تَمِيمٌ الدَّارِيُّ فَأَخْبَرَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ رَكِبَ الْبَحْرَ فَتَاهَتْ بِهِ سَفِينَتُهُ فَسَقَطَ إِلَى جَزِيرَةٍ فَخَرَجَ إِلَيْهَا يَلْتَمِسُ الْمَاءَ فَلَقِيَ إِنْسَانًا يَجُرُّ شَعَرَهُ . وَاقْتَصَّ الْحَدِيثَ وَقَالَ فِيهِ ثُمَّ قَالَ أَمَا إِنَّهُ لَوْ قَدْ أُذِنَ لِي فِي الْخُرُوجِ قَدْ وَطِئْتُ الْبِلاَدَ كُلَّهَا غَيْرَ طَيْبَةَ . فَأَخْرَجَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى النَّاسِ فَحَدَّثَهُمْ قَالَ " هَذِهِ طَيْبَةُ وَذَاكَ الدَّجَّالُ " .
Bize el-Hasen b. Alî el-Hulvânî ve Ahmed b. Usmân en-Nevfelî anlattılar; dediler ki: Bize Vehb b. Cerîr anlattı; bize babası [Cerîr] anlattı. [Cerîr] şöyle dedi: Geylân b. Cerîr'i, eş-Şa'bî'den; onun da Fâtıma bint Kays'tan [naklederek] şöyle dediğini işittim: 'Temîm ed-Dârî, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in yanına geldi ve ona; denize açıldığını, gemisinin yolunu kaybettiğini [tâhet] ve bir adaya düştüğünü haber verdi. Su aramak için adaya çıktığında; saçlarını [yerde] sürüyen bir insanla karşılaştı.' [Ravi Geylân] hadisi kısaltarak nakletti ve rivayetinde [Deccâl'in] şöyle dediğini belirtti: "Dikkat edin! Eğer çıkmama izin verilirse; Tayba hariç bütün beldeleri çiğnerim." Bunun üzerine Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem bu [haberi] insanlara aktarıp onlara anlatarak: "İşte Tayba budur, o [manastırdaki adam] ise Deccâl'dir," buyurdu.