3002_3. Hadis
وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ مَنْصُورٍ، ح وَحَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا الأَشْجَعِيُّ، عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُبَيْدِ الرَّحْمَنِ عَنْ سُفْيَانَ الثَّوْرِيِّ، عَنِ الأَعْمَشِ، وَمَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ هَمَّامٍ، عَنِ الْمِقْدَادِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ .
Ve bunu bize Muhammed b. El-Müsenna ve İbn Beşşâr da anlattılar; dediler ki: Bize Abdurrahman, Süfyan'dan anlattı; Mansur'dan [naklen]. (H) Ve bize Osman b. Ebi Şeybe de anlattı; bize El-Eşceî Ubeydullah b. Ubeydirrahman, Süfyan Es-Sevrî'den anlattı; El-A'meş ve Mansur'dan; onlar İbrahim'den; o Hemmâm'dan; o Mikdâd'dan; o da Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den benzerini [naklen rivayet etti].