3018_3. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، فِي قَوْلِهِ { وَإِنْ خِفْتُمْ أَنْ لاَ تُقْسِطُوا فِي الْيَتَامَى} قَالَتْ أُنْزِلَتْ فِي الرَّجُلِ تَكُونُ لَهُ الْيَتِيمَةُ وَهُوَ وَلِيُّهَا وَوَارِثُهَا وَلَهَا مَالٌ وَلَيْسَ لَهَا أَحَدٌ يُخَاصِمُ دُونَهَا فَلاَ يُنْكِحُهَا لِمَالِهَا فَيَضُرُّ بِهَا وَيُسِيءُ صُحْبَتَهَا فَقَالَ { إِنْ خِفْتُمْ أَنْ لاَ تُقْسِطُوا فِي الْيَتَامَى فَانْكِحُوا مَا طَابَ لَكُمْ مِنَ النِّسَاءِ} يَقُولُ مَا أَحْلَلْتُ لَكُمْ وَدَعْ هَذِهِ الَّتِي تَضُرُّ بِهَا .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Ebû Küreyb anlattılar. Dediler ki: Bize Ebû Üsâme anlattı; bize Hişâm, babasından, o Âişe'den nakletti. Âişe, Allah'ın: {Eğer yetim kızlar hakkında adaleti yerine getiremeyeceğinizden korkarsanız...} [Nisâ, 3] ayeti hakkında şöyle demiştir: 'Bu ayet, bir adamın velisi ve mirasçısı olduğu, malı bulunan ve kendisinden başka hakkını savunacak kimsesi olmayan yetim bir kız hakkındadır. Adam, sırf malı için onun (başkasıyla) evlenmesine engel olur; böylece ona zarar verir ve ona kötü davranır. Bunun üzerine Allah: {Eğer yetim kızlar hakkında adaleti yerine getiremeyeceğinizden korkarsanız, size helal olan kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikahlayın...} buyurdu. Yani; 'Sizin için helal kıldığım kadınlarla evlenin ve kendisine zarar verdiğiniz bu yetim kızı bırakın' buyurmaktadır.'