689_2. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ، - يَعْنِي ابْنَ زُرَيْعٍ - عَنْ عُمَرَ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ حَفْصِ بْنِ عَاصِمٍ، قَالَ مَرِضْتُ مَرَضًا فَجَاءَ ابْنُ عُمَرَ يَعُودُنِي قَالَ وَسَأَلْتُهُ عَنِ السُّبْحَةِ، فِي السَّفَرِ فَقَالَ صَحِبْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي السَّفَرِ فَمَا رَأَيْتُهُ يُسَبِّحُ وَلَوْ كُنْتُ مُسَبِّحًا لأَتْمَمْتُ وَقَدْ قَالَ اللَّهُ تَعَالَى { لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ إِسْوَةٌ حَسَنَةٌ}
Bize Kuteybe b. Saîd anlattı; bize Yezîd -yani İbn Zürey’- anlattı; Ömer b. Muhammed’den; o Hafs b. Âsım’dan [naklederek]; dedi ki: Bir hastalığa yakalandım; bunun üzerine İbn Ömer beni ziyarete geldi. Ona yolculukta (seferde) sübhayı (nafile namazı) sordum. Şöyle dedi: “Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e yolculukta arkadaşlık ettim; O’nun nafile namaz kıldığını (yüsebbihu) görmedim. Eğer ben nafile kılacak olsaydım, [farzı] tamamlardım. Halbuki Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: { لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ } “Andolsun ki, Resulullah’ta sizin için güzel bir örneklik vardır.”