824_2. Hadis
وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مُغِيرَةَ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَتَى عَلْقَمَةُ الشَّامَ فَدَخَلَ مَسْجِدًا فَصَلَّى فِيهِ ثُمَّ قَامَ إِلَى حَلْقَةٍ فَجَلَسَ فِيهَا - قَالَ - فَجَاءَ رَجُلٌ فَعَرَفْتُ فِيهِ تَحَوُّشَ الْقَوْمِ وَهَيْئَتَهُمْ . قَالَ فَجَلَسَ إِلَى جَنْبِي ثُمَّ قَالَ أَتَحْفَظُ كَمَا كَانَ عَبْدُ اللَّهِ يَقْرَأُ فَذَكَرَ بِمِثْلِهِ .
Bize Kuteybe b. Saîd anlattı; bize Cerîr, Mugîre’den; o İbrâhîm’den [naklederek] anlattı; dedi ki: “Alkame Şam’a geldi ve bir mescide girip orada namaz kıldı. Sonra [insanların oluşturduğu] bir halkaya varıp oraya oturdu.” [İbrâhîm] dedi ki: “Derken bir adam geldi; insanların ona olan hürmet ve ilgi göstermelerinden [önemli bir zat olduğunu] anladım. Yanıma oturdu ve: ‘Sen Abdullah’ın (ezberindeki kıraati gibi) okumayı biliyor musun?’ diye sordu.” Sonra [râvi hadisin] benzerini zikretti.