265. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ السَّلاَمِ بْنُ مُطَهَّرٍ، حَدَّثَنَا جَعْفَرٌ، - يَعْنِي ابْنَ سُلَيْمَانَ - عَنْ عَلِيِّ بْنِ الْحَكَمِ الْبُنَانِيِّ، عَنْ أَبِي الْحَسَنِ الْجَزَرِيِّ، عَنْ مِقْسَمٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ إِذَا أَصَابَهَا فِي أَوَّلِ الدَّمِ فَدِينَارٌ وَإِذَا أَصَابَهَا فِي انْقِطَاعِ الدَّمِ فَنِصْفُ دِينَارٍ . قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَكَذَلِكَ قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ عَنْ عَبْدِ الْكَرِيمِ عَنْ مِقْسَمٍ .
Bize Abdüsselâm b. Mutahher anlattı; bize Ca'fer —yani İbn Süleymân— anlattı; Ali b. el-Hakem el-Bünânî’den; Ebû'l-Hasen el-Cezerî’den; Miksem’den; İbn Abbâs’tan; o şöyle demiştir: “Eğer [kişi hanımına] kanın [hayzın] ilk başladığı günlerde yaklaşırsa bir dinar (dînâr), kanın kesilmeye başladığı [bitimine yakın] günlerde yaklaşırsa yarım dinar [sadaka vermesi gerekir].” Ebû Dâvûd dedi ki: İbn Cüreyc de Abdülkerîm aracılığıyla Miksem’den aynı şekilde nakletmiştir.